amasya ili hakkında bilgi

Reklamlar
Reklamlar

amasya
Öncelikle plaka kodu 05 olan Amasya ilimiz hakkında sizlere kısaca bir bilgi vermeye çalışacağız daha sonrada tarihçesi, nufus, iklim yapısı, ekonomisi, turizm gibi kentin genel yapısı hakkında kısaca bilgeler vereceğiz.Amasya ilimiz:Sarp kayalıklarla çevrili ve Yeşilırmak’ın ikiye böldüğü bir düzlük üzerinde kurulmuş olan kent sanki Hitit, Pontus, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda tarihi eserden oluşuyor.
Tarihi M.Ö. 3000 yıllarına uzanan kentin adının Amazonlar’dan (Amasitler) geldiğine inanılıyor. Bu konuda bir başka rivayet de, elması ile meşhur olan bu bölgenin Elmaiye yani elma ili olarak anılarak sonradan Amasya’ya dönüştüğü sanılıyor…

Gezilmeli-Görülmeli

Reklamlar

Amasya Evleri
Amasya Evleri genellikle yan yana, sırt sırta ve bitişik nizam yapılmış; konutlar haremlik ve selamlık olarak düzenlenmiştir. Evler daha çok bodrum üzeri tek ve iki katlı olup; birinci ve ikinci kat üzeri “sahniş – sahn-ı şirin”li (üç tarafı pencereli, çıkma tarzı cumba) olanlarına da rastlanmaktadır.
Evlerin çoğu avlulu ve bahçelidir. Bahçe, haremlik ve selamlık arasında kalmakta, burada ocak ve su kuyusu bulunmaktadır. İkinci katları çoğunlukla cumbalıdır. Bununla, hem ev planında simetri sağlanmış, hem de daha fazla yer kazanılması hedeflenmiştir. Özellikle Yalıboyu’nda, Roma Dönemi sur duvarları üzerine yapılmış olan konutlarda, Yeşilırmak’a bakan güney yöndeki evler, “eliböğründe”lerle (ahşap evlerin çıkmalarına destek için yerleştirilen çapraz payanda) desteklenerek dışarıya taşırılmış, böylece daha geniş iç mekan elde edilmiştir.
1915 yangını, 1939 depremi ve zaman zaman meydana gelen sel felaketleri, ahşap konutları olumsuz etkilemiştir. Hatuniye Mahallesi bu olumsuzluklardan en az etkilenmiş olan bölgedir.

Amasya Kalesi
Amasya kalesi, Amasya il merkezinin kuzeyini kaplayan Harşena Dağı üzerindedir. Harşena Kalesi adıyla da bilinir. Amasya Kalesi’nin kurulduğu kaya kütlesi, denizden 700m, Yeşilırmak’tan ise 300m yüksekte bulunmaktadır. Arap tarihçilerine göre kaleyi ilk defa Kumandan Karsan veya Harsana yaptırdığı için Harşana / Harşena ismini almış olabileceği söylenmektedir. Batılı tarihçilere göre ise Kale, Pontus kralı Mitridates tarafından yaptırılmıştır.

Amasya Kalesi, askeri çalkantılar içinde de sık sık el değiştirmiş ve tahrip olmuştur. Pers Hakimiyeti ile Roma, Pontus ve Bizans hakimiyetlerinde de defalarca saldırılara maruz kalan Amasya Kalesi, yüzyıllar içinde yıkılmış ve tekrar tekrar inşa edilmiştir. Roma ve Pontuslular arasında kanlı geçen çarpışmalar sırasında önemli oranda tahrip gören Harşena Kalesi 1075’te Türklerin Amasya’yı fethetmesiyle birlikte önemli oranda onarım görmüştür.
18. yüzyıla kadar kullanılan Kale, bu yüzyıldan sonra askeri önemini kaybetmiştir.

Hatuniye Mahallesi (İçeri Şehir)
Yeşilırmak Nehri kıyısı boyunca, İstasyon Köprüsü ile Hükümet köprüsü arasında uzanan yaklaşık 800 metrelik bir alanı kaplar. Yeşilırmak’ın kuzey kenarlarından hemen yükselen antik sur duvarları üzerinde Amasya evleri, hamamlar ve camiler inşa edilmiştir. Aşağı Kale olarak da adlandırılan bu bölüme Alçak Köprü’den, İstasyon Köprüsü’nden, Sultan Bayezid Camii karşısında bulunan Mağdenüs Köprüsü’nden ve Hükümet Köprüsü’nden girilebilir.

Kızlar Sarayı
Demiryolu vasıtasıyla Hatuniye Mahallesi’nden ayrılmış durumdadır. Buraya ulaşmak için, Hatuniye Mahallesi’ndeki demiryolu alt geçidinden girilerek yukarı çıkılır.

Yukarı Kale (Harşena Kalesi)
Bu bölüme çıkmak için İhsaniye Mahallesi’ndeki yol kullanılır. Kale kapısına kadar özel araçla gitmek mümkündür, buradan sonra yaya olarak kale gezilebilir.

Kral Kaya Mezarları
Kral Kaya Mezarlarının en büyüğü, galeri ve merdivenlerle çıkılan, batı yönündeki en son mezardır. Bu mağaranın yüksekliği 15m, genişliği 8m, derinliği ise 6m’dir. Mezar odasına girişi, diğer mezarlardaki kapılardan daha yüksektir. “Büyük Kral Mezarı” olarak da adlandırılan mağara, cephe itibariyle pek çok tahribata uğramıştır.

Kızlarsarayı üzerinde yer alan üçlü kral mezarı birbirine çok yakın oyulmuştur. Bu yakın oyulmadan dolayı, ortada kalan mezarın yan bölümleri tahrip edilmiştir. Bu tesadüfi bir tahripten çok, bilinçli yapılan bir harekete benzemektedir. En solda yer alan mezar, ortadaki mezar sahibini gölgede bırakmak amacıyla ön plana çıkarılmıştır.

Kızlarsarayı’nın alt kısmında ve Demiryolu tünelinin hemen üzerinde bulunan mezar da, diğerleri gibi, ana blok kaya oyularak yapılmıştır. Ama onlardan farklı olarak, etrafı oyulmamıştır. Ayrıca mezar odasına çıkmayı kolaylaştıracak taş merdivenler de yapılmamıştır. Mezar odasının sağ ve sol kenarlarında yapılan sütunlar daha sonra kırılmıştır.

Mağaraların bütününde gördüğümüz kapaksız, 2-3 metre arasında değişen yükseklikte, kapıya benzeyen girişler, bu beş mağaranın da ortak özelliğidir. Mağaralarının etrafı geniş biçimde boş bırakılmasının amacı da, bazı mezarların tavaf edilmesi, bazılarında da kayalardan sızan suların hava ile temasını sağlamak dolayısıyla mezar odasının korunmasıdır.

Kral Kaya Mezarları tarihin kargaşalı dönemlerinde hapishane ve cezalandırma mekanı olarak da kullanılmışlardı. Örneğin VI. Mitridat, kendisi ile yapılan barış görüşmelerinde zorluk çıkaran Romalı elçileri, Demiryolu geçidinin hemen üzerinde yer alan mezara hapsetmiştir.

Borabay Gölü
Bir doğa harikası olan Borabay gölü, doğa yürüyüşü, piknik ve kamp için son derece uygun bir seçenektir. Denizden 800 m. (1050 rakım ???) yükseklikteki krater gölü olarak bilinen göl aslında küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür. Bakanlar Kurulunca Turizm Merkezi olarak ilan edilmiş bulunan Borabay Gölü’nde 9 adet bungalov ev, gazino, kamp ve piknik alanları, doğa yürüyüşü parkuru ve dinlenme imkanları vardır. Bu nedenle yerli ve yabancı ziyaretçilerin çok sık uğradığı bir merkez durumundadır.

80 metre genişlik ve 25 metre derinliğe sahip olan göl, doğu batı yönünde uzanan bir vadi de yer alır. 900 x 300 metre ölçülerindeki gölün etrafında kayın, sarıçam, sedir, kestane ağaçları ile karışık Tabiat harikası gölün rengi zümrüt yeşilidir. Güney kıyısı sarp ve diktir. Kuzey kıyısı piknik amaçlı kullanılmaya uygundur.

Gölde kayık ile tur atılabilmekte ve göl etrafında temiz hava ortamında yürüyüş yapılabilmektedir. Belediye tarafından işletilen orman içi dinlenme tesisleri vardır.

Nasıl Gidilir ?
Borabay Gölü, Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. İl merkezine 65 km ve Taşova ilçesine 15 km mesafededir. Amasya – Taşova karayolunun 44. kilometresinden sola ayrılan Taşova – Samsun karayolunu takiben 14. km.den tekrar sola ayrılarak ulaşılır.

Amasya şehrinin tarih başlığı altında incelenmesi:Yapılan arkeolojik araştırma ve bulgulara göre Amasya’da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başlayıp Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellenistik – Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde de kesintisiz olarak devam etmiştir.

Pontuslar (M.Ö.333 – M.Ö.26) tarafından yapılan Kral Kaya Mezarları, günümüze kadar ulaşmış ve Kentin anıt eserleri arasına girmiştir.
700 yıl Bizans egemenliğinde kalan Amasya, Melik Ahmet Danişment Gazi tarafından 1075 yılında fethedilerek bu kentte ilk Türk – İslam Egemenliği kurulmuştur.

Osmanlı döneminde de şöhretini koruyan kent, Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedeniyle, “Şehzadeler Şehri ” olarak ün yapmıştır. Şehzade Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, Şehzade Murat (II), Şehzade Ahmet Çelebi, Şehzade Mehmet (II), Şehzade Alâeddin, Şehzade Bayezid (II), Şehzade Ahmet, Şehzade Murat, Şehzade Mustafa, Şehzade Bayezid ve Şehzade Murad (III) çeşitli tarihlerde Amasya’da Valilik yapmışlardır.

Bu dönemde birçok ilim admı yetişmiş, saray, çeşme, medrese, cami, türbe v.b. kalıcı eserlerle kent, bir kültür merkezi olarak tarihteki yerini almıştır. Tarihin akışı içerisinde önemli roller üstlenen Amasya, Kurtuluş Savaşı sırasında yine ön plana çıkmış, Kurtuluş mücadelesinin planları bu kentte hazırlanmıştır.

Amasya ilinin coğrafi konumu ve ilçeleri:Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz Bölümü’n de bir ildir.İlin komşuları; Kuzeyde Samsun, batıda Çorum, doğuda ve güneydoğuda Tokat, güneyde Yozgat’tır.
Merkez ilçesi: Yüzölçümü 1730 km², nüfusu 133.207 kişi olup, 74.393’ü il merkezinde, 58.814’ü ise belde ve köylerde yaşamaktadır. Aydınca, Doğantepe, Ezinepazar, Uygur, Yassıçal, Yeşil Yenice ve Ziyaret olmak üzere 7 beldesi ve 100 köyü bulunmaktadır.
Göynücek İlçesi : Yüzölçümü 578 km², nüfusu 17.614 kişi olup, 2.776’sı ilçe merkezinde, 14.838’i ise belde ve köylerinde yaşamaktadır.
Gümüşhacıköy İlçesi : Yüzölçümü 653 km², nüfusu 29.795 kişi olup, 14.057’si ilçe merkezinde, 15.738’ide belde ve köylerde yaşamaktadır.
Hamamözü İlçesi : Yüzölçümü 202 km², nüfusu 6.161 kişi olup, 1.511’i ilçe merkezinde, 4.650’si köylerde yaşamaktadır.
Merzifon İlçesi : Yüzölçümü 970 km², nüfusu 67.281 kişi olup, 45.613’ü ilçe merkezinde, 21.668’i köy ve beldelerde yaşamaktadır.
Suluova İlçesi : Yüzölçümü 516 km², nüfusu 54.123 kişi olup, 42.715’i ilçe merkezinde, 11.408’i belde ve köylerde yaşamaktadır.
Taşova İlçesi : Yüzölçümü 1.041 km², nüfusu 35.186 kişi olup, 9.283’sı ilçe merkezinde 25.903’ü belde ve köylerde yaşamaktadır.

Reklamlar

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş