Öncelikle sizlere Kadir Has üniversitesinin tarihçesi ve nasıl kurulduÄŸu hakkında bilgiler verelim.. Daha sonra üniversite hakkında ise genel bilgiler vereceÄŸiz:Tarihi Bizans surlarının ardında İstanbul’un en eski bölgesi yer almaktadır. Bu surlar Kadir Has Üniversitesi’nin merkez kampüsünün yer aldığı Cibali bölgesinin de etrafını çevreler. Kampüs Osmanlı döneminden beri “Altın Boynuz” diye de anılan Haliç’e yalnızca birkaç metre uzaklıktadır. Kampüsün bitiÅŸik semti Unkapanı bölgesinde Osmanlı devrinde ticari hayatın kalbinde yer alan ve 19. yüzyıla kadar kullanılan Zeugma yer alıyordu ve doÄŸal olarak Zeugma etrafındaki aktiviteler bölgeye hareket getiriyordu. Bu hareketlilikten Cibali de nasibini alıyordu, Cibali’nin Haliç kıyılarındaki ambarlar ve depolar bu bölgeye doÄŸru geliÅŸmiÅŸ olan ticari hayat hakkında fikir vermektedir.
Cibali’nin limanı olan Porto del Pozzo Haliç’e kıyasla daha küçüktü. Eski zamanlarda deniz ve Haliç surları arasındaki mesafe 12-15 metre kadardı ve sahil ÅŸeridinde de Haliç limanından yola çıkacak olan mallarla dolu ambarlar ve tersaneler sıralıydı. Surlar içindeki geçitler malların taşınmasında kolaylık saÄŸlıyordu.
Cibali yaygın bir inanışa göre ismini 1453′te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethi sırasında aldı. Bursalı bir asker olan Cebe Ali Bey, sur duvarlarını yıkarak ÅŸehre girdi. Bunun ardından girdiÄŸi yere Ali Bey dendi ve etrafındaki mahalleye de “Cibali” denmeye baÅŸladı. Bölgenin sınırları batıda Küçük Mustafa PaÅŸa, güneyde Zeyrek, doÄŸuda Unkapanı ve kuzeyde de Haliç’tir.
Fetihten sonra Cibali bölgesi geliÅŸmeye baÅŸladı. Hepsi de meÅŸhur birer denizci olan kaptanlar Murat Reis, Mustafa PaÅŸa ve Kemal Reis bölgede kendilerine köşk yaptırdılar. Cibali’yi İstanbul’un kimliÄŸiyle birleÅŸtiren iki faktör vardır. Birincisi, biraz garip olmakla beraber yangınlardır, çünkü bu bölgede sık sık yangın oluyordu; ikincisi de semtle aynı ismi taşıyan tütün fabrikası ve tütün ambarıydı. Cibali ticari bir merkez olduÄŸu için ve gemi yapımında pek çok yanıcı madde kullanıldığı için, belirtildiÄŸi gibi sık sık yangın oluyordu. EÄŸer, rüzgar kuzeydoÄŸudan eserse Haliç surlarının iç ve dış kısmındaki yangınlar, özellikle o dönemde ÅŸehirde pek çok ahÅŸap bina yer aldığı için ciddi bir tehlike arz ediyordu,. Büyük yangın felaketlerinin bir çoÄŸu “Cibali yangınları” olarak adlandırıldı. 1884 yılında kurulan Cibali Tütün Fabrikası, bölgeyi sosyal ve ekonomik anlamda deÄŸiÅŸtiren önemli bir kurumdu. 1900′lerin hemen sonrasında faaliyete baÅŸlayan kurumun büyük fabrika binası tütün iÅŸleme ve sigara üretimi için kullanılıyordu.
Böyle büyük bir fabrika birkaç nedenle bu semtte kurulmuÅŸtu. Tütün gümrükleri bu bölgede toplanıyordu ve fabrikadaki iÅŸgücünü oluÅŸturan işçilerin bir çoÄŸu bu çevrede yaşıyordu. 1 Mart 1925′te, cumhuriyetin kurulmasının hemen sonrasında, 45 yıllık Fransız iÅŸletmeciliÄŸinin ardından fabrikanın iÅŸletmesi devlete geçti.
1900′lerde çekilmiÅŸ, fabrikadaki hayatı anlatan fotoÄŸraflara bakarsak, göreceÄŸimiz manzara dikkate deÄŸer olacaktır. Burada 1500′ü kadın ve 662′si erkek olmak üzere toplam 2162 kiÅŸi çalışıyordu. TEKEL Cibali tütün fabrikası; kendi polisi, sosyal görevlileri, hastaneleri, sosyal tesisi, bakkalları, okulları, bir yangın birimi, sendikaları ve lokantalarıyla aslında kendi başına küçük bir ÅŸehirdi.
Fabrikada, uzun yıllar boyunca tütün iÅŸlendi, satıldı ve depolandı. Bugün ise bu binada bir eÄŸitim kurumu yer alıyor. 1999-2000 yılları arasında kadir Has Vakfı tarafından restorasyonu tamamlanan bina Kadir Has Üniversitesi olarak bir yüksek öğretim kurumu ÅŸeklinde yeniden doÄŸdu. Büyük kısmı boÅŸaltılmış olan fabrika 1995′de tamamen terk edilmiÅŸ haldeydi. 1997′de Maliye Bakanlığı fabrika binalarını Kadir Has Vakfı’na sattı. Dr. Mehmet Alper, binaların bir üniversite kampüsüne dönüştürülmesi için gereken restorasyon çalışmalarından sorumlu mimar olarak atandı. 1998 Mart’ında çalışmalar baÅŸladı. Üniversitenin planlamalarını yapan ekiple birlikte çalışan restorasyoncular, alanı bir üniversitenin ihtiyaçlarına yanıt verecek ÅŸekilde deÄŸerlendirmeye çalışırken; binaların orjinal karakterini ve mimari birliÄŸini korumaya özen gösterdiler.
Sonuçta, KHU Kadir Has Kampüsü zarif bir cepheye, güneÅŸli bir avluya, havadar koridorlara ve eÄŸitim ve araÅŸtırma için gerekli olanaklara sahip bir bina olarak ortaya çıktı. Dört yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından, 30 Ocak 2002′de kampüsün resmi açılışı gerçekleÅŸtirildi.
Bu nedenle Kadir Has Üniversitesi’nin yeni kampüsü üniversitenin geçmiÅŸin mirası üzerine bir gelecek inÅŸa etmek ve Türkiye ve dünyanın daimi olarak deÄŸiÅŸip, artan ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla İstanbul’un kalbinde kültür, eÄŸitim ve bilimsel araÅŸtırmanın buluÅŸtuÄŸu bir merkez oluÅŸturabilmek amaçlarına ulaÅŸma yolunda dev bir adımı temsil etmektedir.
Şehir : İstanbul
Telefon No : 0 212 533 65 32
Web Adresi : www.khas.edu.tr
1997 yılında kuruldu.
Yerleşim: Gayrettepe, Cibali Kampüsü, Hasan Yelmen Kampüsü ve Selimpaşa Kampüsü olmak üzere 4 yerleşkede eğitime devam ediyor.
Eğitim: İngilizce olarak yapılıyor.
Akademik birimler: Üniversite bünyesinde 6 fakülte, 1 yüksekokul, 1 raştırma merkezi, 3 meslek yüksekokulu ve 2 enstitü bulunuyor.
Barınma: Selimpaşa Kampüsü’nde öğrencilerin barınabileceği yurt bulunuyor.
Beslenme: Öğrenciler beslenme ihtiyaçlarını çevrede bulunan kafeteryalardan karşılıyor.
Teknoloji: Üniversitede öğrenciler ve araştırmacılar için fizyoloji, biyokimya, elektro-fizyoloji, elektro-nörofizyoloji, moleküler biyoloji ve genetik laboratuvarları ile bilgisayar laboratuvarları mevcut.
Sağlık hizmetleri: Acil durumlarda, öğrencilerin çevredeki hastanelerden yararlanmaları sağlanıyor.
Be First To Comment
Related Post
Bu Yazida Sizinde Yorumunuz Olsun