MHP Kasetleri Gizli Servis işimi

Reklamlar

MHP Kasetleri YABANCI Gizli Servis işimi – Bu iddiayı ortaya atan ve köşesinde yazan Fatih Altaylı idi. Fatih Altaylı durum iktidar partisine kadar ilerlemiş durumda ve ciddi dedi. Sadece yayınlananlar bunlar ise yayınlanmayanlar daha beterdir dedi. İşte o yazı;

Önce Deniz Baykal, ardından MHP’liler. Partilerin iç dengelerini ve yapılarını siyasi başarı veya başarısızlığın değil, özel hayatları gözler önüne seren görüntülerin belirlediği bir dönemden geçiyoruz.

Bu köşede sürekli olarak “Yayınlanan değil, yayınlanmayan kasetlerle yapılan şantajlardan korkun” diyorum.
Deniz Baykal’ın görüntülerinin Akit Gazetesi’nin internet sitesi vasıtasıyla kamuoyuna gösterildiği günden bu yana neredeyse 1 yıl geçti.
Bunu kimin veya kimlerin yaptığıyla ilgili herhangi bir bulguya ulaşılamadı.
Ardından MHP’lilerin görüntüleri internete düştü.
Üstelik MHP’lilerle ilgili çekimler çok daha profesyonel, çekimlerle oluşturulan “dizi filmler” çok daha ustaca hazırlanmıştı.
Bu kez de önce bu görüntülerden siyasi çıkar beklentileri oluştu.
Bunu MHP’nin yıpranmasına ve baraj altı kalmasına zemin olarak gördüler.
Ancak daha sonra olayın boyutu değişmeye, bu görüntüleri yayınlayan mihrakın tehditleri iktidar partisini de hedef almaya başladı.
İşin vahameti ve nerelere kadar uzanabileceği o zaman kafalara “dank” etti.
Dün Cumhurbaşkanı Gül’ün de uyardığı gibi “ilkeli olmak” gerekiyordu; çünkü “Bugün sana yarın ona” durumu vardı.
Belli ki, gizli kayıt tehdidi neredeyse bir “ulusal güvenlik” meselesi haline gelince iş ciddiye alınmaya ve “Siyasi rakibin düştüğü durumkeyifle seyredilir” düşüncesi dışına çıkmış.
Bunu niyemi söylüyorum.
Çünkü dün bu yönde bir bilgi ulaştı elimize.
Bir kaynak, “İşin yabancı istihbarat örgütlerinin Türkiye’deki yapılanmaları tarafından tezgâhlandığı belirlendi. Bir kişinin ismi tespit edildi. Diğerlerininki belirlenmeye çalışılıyor” dedi.
Bunun üzerine Hilal Öztürk, bu bilgiyi teyit için MHP’li Ekici’nin avukatı Süleyman Ayhan’a ulaştı.
Süleyman Ayhan önce bilgi vermek istemedi.
Hilal’in ısrarı üzerine, “Evet doğru. Böyle bir bilgi bize de verildi ama benim ağzımdan yazmayın” dedi.
Daha sonra da “Yazabilirsiniz. Bir kişinin ismi belirlendi ancak kaçma ihtimali nedeniyle şimdilik gizli tutuluyor. Bu işi yapanların yabancı bir istihbarat teşkilatının Türkiye’de görevlendirdiği Türk uyruklu kişiler olduğu doğrudur” dedi.
Bu bilgi beni yine başa döndürüyor.
Türkiye’de siyasetçilerin özel hayatlarıyla ilgili kasetler yabancı bir servisin elindeyse, varın siz tehlikenin boyutunu hesaplayın.
Ve hep söylediğim gibi,
“Yayınlanmış görüntüden değil, yayınlanmamışından korkun”.

Habertürk

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş