Şevval Sam Robin Hood oldu

Reklamlar
Reklamlar

Şevval Sam Robin Hood oldu – Reklamların aranılan yüzü haline gelen şarkıcı-oyuncu Şevval Sam, hayatıyla ilgili bilinmeyenleri anlattı.

Sam: “Reklam tekliflerini başkalarına yardım edebilmek için kabul ediyorum. Belki de biraz Robin Hood’luk yapıyorum. Yoksa ne olacak! Bir çorbayla da doyarım, sokakta şarkı da söylerim. Çok tüketim taraftarı değilim” dedi ve ekledi: İnsani koşullarda çalışacaksam, dizilerde de oynamak isterim!

İlk olarak ‘Süper Baba’ dizisindeki rolüyle tanınan oyuncu şarkıcı Şevval Sam, aradan geçen 16 yıl içinde de dizilerde rol almaya ve müzik çalışmaları yapmaya devam etti. Şöhretin hayatını hiç değiştirmediğini, hâlâ insanlarla iç içe yaşadığını vurgulayan Sam, bugünlerde reklamların aranılan yüzü haline geldi. Reklamlarda belirli bir amaca hizmet etmek için rol aldığını söyleyen Sam’la, hayatına dair bilinmeyenleri konuştuk…

Reklamlar

HENÜZ BENİ TÜKETMEDİLER

Son zamanlarda size çok sık reklamlarda görüyoruz…

16 senedir bu sektörün içindeyim. Meslek hayatım boyunca her zaman seçici davranmaya çalıştım. Yavaş yavaş yol aldım… Çok da fazla ortalarda dolanmayı sevmediğim için, insanlarda bana karşı henüz bir tüketmemişlik var.

Siz bu teklifleri değerlendirirken nelere dikkat ediyorsunuz?

Reklam filminde rol aldığım markaların, hayat görüşüme uygun olmasını tercih ediyorum. Çok tüketim taraftarı biri değilim. Kendim de ikinci el kıyafetleri tercih ederim. Lüks harcamalarım yoktur. Reklamdan kazandıklarımı da başkalarına yönlendirmeyi seviyorum. Bu bir şekilde Robin Hood’luk gibi de algılanabilir. Birinin ihtiyacı varsa ona, hayvan barınaklarına yardım edilecekse oraya… Reklam tekliflerini de bunun için kabul ediyorum. Yoksa ne olacak; bir çorbayla da doyarım, sokakta şarkı da söylerim.

Kanaatkâr biri misiniz?

Öyleyim. Para benim için stabil bir şey değil. Ama bir kadın ve anne olarak da hayata karşı güçlü durmak istiyorum. Kimseye muhtaç olmamak için de para kazanmak gerekiyor.

Yaptığınız yardımların ön plana çıkması sizi rahatsız ediyor mu?

Yapılan iyiliğin ya da yardımın dile getirilmesi hoşuma gitmiyor. Kendim mücadeleciyim ancak başkasının çaresizliğine karşı hassasiyet duyuyorum. Bu benim kendi kişisel tatminimden daha öne geçiyor. Bir şekilde elimi uzatmak istiyorum. Maalesef bunlar da bugün maddi imkanlarla mümkün oluyor. Örneğin, Siirt’te idealist beş doktor ve öğretmen, gönüllü olarak hayvan sevgisine dair farkındalık yaratmak istiyor. Her şeyi el yordamıyla yapmaya çalışıyorlar. O insanlara el uzatma imkanım olabildiği için, kendimi çok şanslı hissediyorum…

Ünlü olmak sizi değiştirdi mi peki?

Ben hayatımı her zaman olduğu gibi yaşamaya devam ediyorum. Yaptığım işe bir kutsallık yüklemiş değilim. Yani herkesin elinden bir iş geliyor, benim elimden gelen de şarkı söylemek… Kaldı ki; şöhret benim için kimi zaman bir çesit esaret… Ben bağımsızlığıma çok düşkünüm. Bir de şöhret olunca sorumluluğunuz artıyor. Kitleler sizi takip ediyor, o nedenle cümlelerinizi çok dikkatle kurmanız gerekiyor. Benim cümlelerimde düşmanlık yerine barış; ayrımcılık yerine eşit haklar oluyor.

Şöhretin bağımsızlığınızı etkilediği bir an oldu mu?

Zamanında oldu ama artık o kadar etkilemiyor. Zaman içinde insanlar benim hayata karşı duruşumu anladılar. Aslında şöhretliye karşı hissedilen duygu; sevgi ve nefret arasında ince bir çizgidir. Böyle düşünmeme rağmen şimdiye kadar rahatsız edici bir durumla karşılaşmadım. Kaldı ki ben sokakta yaşıyorum. Başka bir gezegende gibi değil… Evim, herhangi bir mahallede… Otobüs, minibüs, dolmuş kullanıyorum. Türkiye’de kendimi kocaman bir mahallede gibi hissediyorum. Herkes tanıdık gibi…

İNSANİ KOŞULLARDA ÇALIŞIRIM

Son dönemlerde sizi dizilerde neden göremiyoruz?

Hayat dizilerdeki gibi ilerlemiyor. Bazı projeler bana gerçek ve doğal gelmiyor. En son içinde bulunduğum projede o kadar yoruldum ki, ara vermek istedim. İnsani koşullarda çalışmak istiyorum.

Müzik ve oyunculuktan hangisi sizin için daha ön planda?

Müzik çok daha iyi bildiğim bir dil. Orada çok fazla bir şey yapmıyorum. Sadece aradan çekiliyorum ve müzik orada akıyor. Oyunculuk daha kollektif bir iş. Ama oyunculuk yapmaktan da çok keyif alıyorum. Bu arada benim yapmam gereken çok iş var. Konserlerim var, çocuğumla vakit geçiriyorum, kendime de zaman ayırmam gerekiyor. Ama oyunculuğu çok seviyorum. Gerçekten beni etkileyecek projeler ve benimle aynı dili konuşan insanlar olursa, insani koşullarda çalışmayı çok isterim.

DOLMUŞTA GÖREN ŞAŞIRIYOR

Sizi toplu taşıma araçlarında görenler şaşırıyor mu?

Konserden sonra bana ulaşmak isteyen insanlar oluyor. Sahne başka bir algı yaratıyor. Aynı dolmuşa bindiğimde insanlar emin olamıyor. Geçenlerde dolmuşta biri, “Şevval Hanım siz misiniz? Sizi burada gördüğüme şaşırdım” dedi. Ben sıradan bir hayat yaşamayı seviyorum.

Sabah

Reklamlar

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş