![]()
Öncelikle Adana ilimiz hakkında sizlere kısaca bir bilgi vermeye çalışacağız daha sonrada tarihçesi, nufus, iklim yapısı, ekonomisi, turizm gibi kentin genel yapısı hakkında kısaca bilgeler vereceÄŸiz.Adana ilimiz:Adana ili Akdeniz Bölgesi’nde, 35-38 kuzey enlemleri ile 34-46 doÄŸu boylamları arasında ve yer alan bir ildir. İl merkezi Akdeniz’e yaklaşık 50 km uzaklıktadır. Seyhan ve YüreÄŸir ilçeleri ilin merkezini oluÅŸturur.
Kuzeyinde Kayseri, doÄŸusunda Osmaniye, KahramanmaraÅŸ ve Gaziantep, batısında NiÄŸde ve Mersin, güneydoÄŸusunda Hatay illeri yeralmaktadır. Güneyi 160 kilometreyi bulan Akdeniz kıyılarıyla sınırlanan ilin yüzölçümü, 14.030 km²’dir. Åžehir merkezinin denizden yüksekliÄŸi 23 metredir. İlin 13 ilçesi, 46 belediyesi, 550 köyü bulunmaktadır.
Adana‘nın toprakları, içinden geçen Seyhan Nehri ve Ceyhan Nehri sayesinde çok verimlidir. NATO’nun İncirlik Hava Üssü Adana il merkezinin yaklaşık 12 km doÄŸusundadır.
Kısaca genel özet:Binlerce yıllık tarihi geçmişi, bu geçmişten günümüze kalan sayısız tarihi eserleri, Yumurtalık ve Karataş sahillerinin doğal güzelliği ile Torosların yemyeşil yaylaları, şifalı suları, bitki ve hayvan türleri bakımındın çeşitliliği ile Adana büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.
İlimizin kuzey ve doğusunu kaplayan Toroslar, dağ sporları, trekking ve av turizmi açısından çok uygun bir doğal ortama sahiptir. Ayrıca sayısız yaylalarıyla da yayla turizminin gelişmesine son derece elverişlidir. Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin yarattığı deniz kulakları ve sazlık alanlar eko turizm açısından sınırsız olanaklar sağlamaktadır.
Yazları oldukça sıcak geçtiği için, yöre halkı açısından yaylada yaz geçirmek neredeyse bir zorunluluk olmuştur. Yaylalarda kampçılık, sağlık, turizmi, ırmak ve kano turizmi, mağara turizmi ve av turizmi gibi alternatif tuzimler bulunmaktadır.
Seyhan nehrinin yarattığı Tuzla ve Akyatan gölleri ile Ceyhan nehrinin yarattığı AÄŸyatan gölü, Ceyhan ve Yumurtalık dalyanı ile bunlara baÄŸlı diÄŸer lagünler, nadir kara ve deniz canlılarıyla, kuÅŸların ürediÄŸi ve barındığı alanları oluÅŸturmaktadır. Bu lagün ve dalyanların dışındaki alanlar da “Kıyı Turizmine” ve “Yat Turizmine” elveriÅŸli bölgelerdir.
Bunların dışında; Çukurova’nın iç kesiminin bir diÄŸer potansiyeli de canlı ekonomik yaÅŸantısıdır. Adana, bölgenin en büyük kenti ve iÅŸ merkezi olduÄŸu gibi, geliÅŸmiÅŸ üniversitesi, gelenekselleÅŸmiÅŸ sosyal etkinlikleri ile de önemli ölçüde “İş ve Kongre Turizmi” potansiyeline sahiptir.
Tarihi eser yönünden oldukça zengin olan ilimizde Tepebağ höyüğü, tarihi Büyük Saati, camileri, kervansarayları, bedestenleri ve mozaik müzesi görülmeye değer yerleridir.
Adana ilinde toplam 65 adet büyük çaplı sit alanı tescil edilerek ilan edilmiÅŸtir. Bu sit alanları içinde; Kozan Merkez ve Seyhan ilçe merkezi gibi kentsel sitler, Misis, Magarsus, Anavarza gibi Arkeolojik Sitler, AÄŸyatan-Akyatan Yumurtalık’la Lagünü gibi doÄŸal sitler bulunmaktadır.
Adana’da her uygarlık kendi kültür çeşitliliğini bir sonrakine aktararak bir kültür mozayiği oluşturmuştur. Hititler, Romalılar, Araplar, Selçuklular, Ramazanoğulları, Osmanlılar, Türkmen ve Yörük aşiretlerinin yöre kültürünün çesitlenmesine katkıları olmuştur. Özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda Adana ovasında yerleşimin yoğunlaşmasıyla tarımda ve sanayileşmede büyük atılımların olması, yörenin kültüründe büyük değişiklikler yaratmıştır.
Çok deÄŸiÅŸik uygarlıkların yaÅŸamına sahne olan Çukurova’da Folklorunda zengin olması doÄŸaldır. Tarihin çok eski çaÄŸlarında yaÅŸayan medeniyetlere ait folklor ürünlerinin hangilerinin bugüne kadar yaÅŸadığı, hangilerinin folklor verimi ile bütünleÅŸtiÄŸini saptamaya olanak yoktur. Anadaolu folklorunun genel karakteristiÄŸi yöre folklorunda da, bazı deÄŸiÅŸikliklerle aynen görülmektedir. Adana köylerinin bir kısmına hakim olan giyim tarzı, düğünler, cirit, güreÅŸ, sinsin gibi oyunlar varlıklarını devam ettiren folklor özellikleridir.
Adana ilimizin tarihçesi:İlk ÇaÄŸda Adana, Anadolu’yu baÅŸtan baÅŸa geçerek Gülek boÄŸazı’ndan Tarsus’a inen yol üzerinde bir konak yeriydi. Hitit tabletlerinden Hititler döneminde kent ve çevresinde Kizzuvatna Krallığı’nın egemen olduÄŸu anlaşılmaktadır. Yöre, M.Ö. 16. yy’da Hitit Federasyonu’na, Hitit Devleti yıkıldıktan sonra Çukurova’da kurulan Kue Krallığı’na baÄŸlandı. M.Ö. 9. yy sonlarına doÄŸru Asur, M.Ö. 6. yy’da Persler, M.Ö. 333′te Büyük İskender’in egemenliÄŸine girdi. İskender’in ölümünde (MÖ. 323) sonra da Selefkiler’e baÄŸlandı. M.Ö. 66′da Romalı konsül Pompeius tarafından ele geçirildi.
Roma İmparatorluÄŸu ve Bizans dönemlerinde, elveriÅŸli konumu nedeniyle önemli bir ticaret merkezi durumuna gelen 704′de Halife Abdülmelik tarafından Emevi topraklarına katıldı. Abbasi halifesi Harun ReÅŸit eski ilkçaÄŸ kalesini (Adana kalesi) yeniden yaptırdı. IX. yy’da Adana Çukurova’nın önemli bir kültür ve ticaret merkezi durumundaydı. Aynı yy’da Yazman adlı bir Türk komutan bölgeyi yarı bağımsız yönetti. Bölge daha sonra Mısır’daki TolunoÄŸulları’nın eline geçti.
Bizanslılar, Abbasiler’in zayıf düşmesinden yararlanarak 10. yüzyılın baÅŸlarında kenti yeniden topraklarına kattılar. Alp Arslan’ın Malazgirt Zaferi’ni (1071) izleyen yıllarda Adana, Selçuklular’ın egemenliÄŸine girdi (1083-1097). Bu dönemde Çukurova’ya DoÄŸu’dan gelen birçok Türk boyu yerleÅŸti. 1097 Haçlı seferiyle Adana‘da Selçuklu egemenliÄŸi sona erdi. 14. yy’in ilk yarısında Memluklar’ın eline geçen Çukurova’ya çok sayıda Türkmen oymağı yerleÅŸtirildi. 1352′de yöreye Memluklullara baÄŸlı Türkmen Beylerinden YüregiroÄŸlu Ramazan Bey egemen oldu. RamazanoÄŸulları adını alan BeyliÄŸin merkezi Adana‘ydı. RamazanoÄŸulları’nın yönetiminde kent geniÅŸledi, camiler, hanlar, kamu binalarıyla süslendi. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi (1517) sırasında Osmanlı topraklarına katılan Adana‘yı 1608′e kadar yine RamazanoÄŸulları yönetti. 1600′lü yıllardan itibaren Halep, Rakka, İçel’den bölgeye akın eden; AvÅŸar, BozdoÄŸan, Sırkıntı, Karsantı, YüreÄŸir, KerimoÄŸulları, KozanoÄŸulları, Barak, Beydilli g.b. onlarca Türkmen boyu Adananın demografik yapısını tamamen deÄŸiÅŸtirdiler.
1672′de Adana uÄŸrayan Evliya Çelebi seda ayrıntılı bilgi verir. Adana, 19. yy’ın ortalarına doÄŸru Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanan Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali PaÅŸa tarafından ele geçiridi ve Mısır Ordusu’nun karargahı olarak kullanıldı. Londra AntlaÅŸmasıyla (1840) Osmanlılar’a geri verildi.1867′deki yönetsel düzenlemede vilayet oldu. 1886′da Mersin-Adana demiryolunun açılması, pamuk tarımının ve kentin ekonomisinin canlanmasına, nüfusun artmasına neden oldu. Ermeniler’in 1909′daki ayaklanma giriÅŸimleri bastırıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Toros DaÄŸları ve Gavurdağı tünelleri ve BaÄŸdat demiryoluyla kent İstanbul ve Suriye’ye baÄŸlandı. KurtuluÅŸ savaşında Türk-Fransız Cephesinde bulunan ve 20 Ekim 1921′de imzalanan Ankara İtilafnamesi hükümleri uyarınca 5 Ocak 1922′de Fransız iÅŸgal kuvvetleri kentten çekildi. Bu tarih, halen Adana‘nin kurtuluÅŸ günü olarak kutlanmaktadır.
Adana‘nın nufus yapısı:Adana; son nüfus sayımına göre göre ÅŸehir nüfusu 1.611.262, il genel nüfusu ise 2.200.456 nüfusu ile Türkiye’nin en büyük ÅŸehirlerindendir.
Nüfus yoğunluğu, Türkiye ortalamasının iki katına yakındır (95 kişi/km²).
Nüfusun yaklaşık %66’sı kentsel; %34′ü de kırsal kesimde yaÅŸamaktadır.
Adana ili, nüfus artış hızı bakımından Türkiye’de 5. sırada yer alır (yılda yaklaşık %0.36).
Çalışan nüfusun genel nüfusa oranı %40′ın üstündedir. Bunun yaklaşık %65′i tarım, %15′i iÅŸleme endüstrisi kollarında çalışır.
Adana ilimizin iklim ve coÄŸrafi özellikleri:Adana ilinde bugüne kadar görülen en yüksek sıcaklık 50°C, en düşük sıcaklık ise -7C dolaylarındadır. İlde en çok yağış ise kış aylarında görülür. Özellikle yazın ortalama nisbi nemin %60 ‘ın üzerine çıktığı da görülebilir.
Aladağ, Feke, Pozantı, Saimbeyli, Tufanbeyli ilçeleri dağlık ve yüksek yayla karakterindeki geçit bölgeleri olup ova kesiminden farklı iklim değerlerine sahiptir. Bu bakımdan il genelinde tarımsal faaliyetler uzun zaman periyodunda tamamlanmaktadır.
İlde iklim dağlık ve ovalık alanlarda farklılık göstermekle birlikte tipik akdeniz iklimi karakterindedir.Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçer. Yükseklerde yağışlar genellikle kar şeklinde düşmektedir.
Adana ilimiz Ekonomi baÅŸlığı altında tarım ve sanayisi hakkında bilgi:İlin önemli geliri tarım, Sanayi,hayvancılık’dan elde edilmektedir. İl merkezinde bir tren istasyonu, ÅŸehir yakınlarında ise bir sivil havalimanı (ÅžakirpaÅŸa Havaalanı) ve Ceyhan ilçesinde 2, Yumurtalık ilçesinde de 1 tane olmak üzere 3 adet küçük boyutlarda liman bulunmaktadır. Hızla hayata geçirilen GAP projesi, zengin ulaşım ağı ve Bakü Tiflis Ceyhan Petrol Boru Hattı ile ekonomisi çok geliÅŸen illerdendir.
Tarımsal yapısı hakkında bilgi verecek olursak;Adana‘nın yüzölçümü 1.403.000 hektar olup bu arazinin;
539.000 hektarı işlenen tarım arazisi
48.970 hektarı çayır ve mera
547.730 hektarı orman-çalılık ve fundalık
235.300 hektarı dağlık-taşlık
19.000 hektar alan ise su yüzeyleridir.
Sulanan tarım arazisi ise 217.562 hektardır.
Büyükbaş hayvan sayısı 142.560 adet, küçükbaş hayvan sayısı 454.398 adet, süt üretimi 134.456 tondur. Muğla , Mersin ve Ordu illerinden sonra bal üretimi bakımından 4. sırada yer almaktadır.
Cumhuriyetle birlikte tarıma büyük bir önem vermiÅŸtir, köylüden alınan ağır vergileri ortadan kaldırmış, böylece tarım teÅŸvik edilmiÅŸtir. 1950′li yıllardan itibaren traktör sayısının artması, 1956 yılında Seyhan Barajı’nın açılması, tarımsal mücadelenin baÅŸlaması ile birlikte tarımsal arazi artış gözlenmiÅŸtir. 1970′li yıllarda sulama kanallarının açılması ile birlikte sulanabilir arazide artış olmuÅŸtur. 1980′li yıllarda ikinci ürün uygulamasına geçilmiÅŸ ve 1,5 milyon dekar alan deÄŸerlendirilmiÅŸ, soya, mısır, yer fıstığı ekim alanlarında büyük bir artış olmuÅŸtur. Adana, Türkiye’nin mısır ihtiyacının hemen tamamını karşılamaktadır. Özellikle son üç yılda yapılan çalışmalarda ova bölgesinde, sebzecilik, meyvecilik ve özellikle seracılık konusunda önemli geliÅŸmeler saÄŸlanmıştır. Sera üretiminde alçak ve yüksek örtü üretimi yapılan alanlar hızla artış göstermiÅŸtir.
Adana Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, 1931 yılından beri hizmet vermektedir.
Ve sanayi hakkında bilgi vermek gerekirse;1950′li yıllarda hızlı kentleÅŸmeye baÄŸlı olarak inÅŸaat malzemesi üreten fabrikalar da faaliyete baÅŸlamıştır. 1956 yılında Osmaniye, Gaziantep, İçel, Konya yollarının birinci sınıf yol durumuna gelmesi Adana‘nın transit merkez olmasını saÄŸlamış ve ilin önemi artmıştır.
İl genelinde faaliyet gösteren ve Adana Sanayi Odası’na kayıtlı, 10 ve daha üstünde işçi çalıştıran iÅŸyeri sayısı 332′dir. Bu rakam düşük olarak görülebilir. Ancak faaliyet gösteren sanayi iÅŸletmelerinin birçoÄŸu büyük ölçekli olup çok sayıda işçi istihdam edilmektedir. Bu gün ülke genelinde faaliyet gösteren 500 büyük sanayi kuruluÅŸunun 18 adedi Adana‘da bulunmaktadır.
1930-1940 yıllarında tarıma ve tüketime dayalı sanayileÅŸme ile baÅŸlayan sanayi faaliyetleri 1940 yılından itibaren büyük ölçekli fabrikalar olma sürecine girmiÅŸtir. 1950′li yıllarda hızlı kentleÅŸmeye baÄŸlı olarak inÅŸaat malzemesi üreten fabrikalar da faaliyete baÅŸlamıştır. 1956 yılında Osmaniye, Gaziantep, İçel, Konya yollarının birinci sınıf yol durumuna gelmesi Adana‘nın transit merkez olmasını saÄŸlamış ve ilin önemi artmıştır. Aynı yıllarda Seyhan Hidroelektrik Santrali Çukurova Elektrik A.Åž.’ye devredilmiÅŸtir. 1960′lı yıllarda çeÅŸitli sektörde birçok fabrika faaliyete geçmiÅŸ, 1970′li yıllarda ise sanayi sektöründe holdingleÅŸme baÅŸlamıştır. Bugün Sasa, Çukurova Elektrik, Marsa, Bossa, Güney Sanayi, Temsa, Adana Çimento, Çukobirlik, Mensa, Pilsa, Güney Biracılık, Paksoy, Özbucak ülke genelinde faaliyet gösteren 500 sanayi kuruluÅŸu içinde yer almaktadır. Cumhuriyetin ilan edildiÄŸi yıllarda Adana‘da 2 iplik ve dokuma fabrikası var iken bugün 25 ve daha yukarı işçi çalıştıran iÅŸyeri sayısı 189′a çıkmıştır.
Adana ilimizde turizm:Arkeolojik sit bölgeleri, tarihi kalıntılar ile kültürel ve etnoÄŸrafik deÄŸerler; Adana ilinin en önemli turizm kaynaklarındandır. İlde kültür amaçlı gezilerin önemli bir kısmı Karatepe’ye yapılmaktadır. Plan döneminde de bu ilgi ve isteÄŸin süreceÄŸi sanılmaktadır. Karatepe konumu itibariyle, arkeolojik deÄŸerlerinin yanısıra doÄŸal güzellikleri de içermektedir.
Sit Bölgesi Aslantaş baraj gölü, çam ormanları ile kaplı bu alan; 7.715 hektar büyüklüğündeki Karatepe-Aslantaş Milli Parkını oluşturmaktadır. Baraj gölünün yarattığı peyzaj, anılan orman varlığı nedeni ile Ege-Akdeniz kıyılarında görülen manzaralarla eşdeğerdir. Bu özellikleri ile Karatepe, doğa ve kültür değerleri karışımını sergileyen bir açık hava müzesidir.
160 km uzunluÄŸundaki kıyı ÅŸeridinin 45 km’si kumul, sulak, sazlık ve benzeri gibi doÄŸal alanlardır. Bu alanların en önemlisi Seyhan nehrinin meydana getirdiÄŸi Tuzla ve Akyatan gölleriyle, Ceyhan nehrinin oluÅŸturduÄŸu Akyayan gölü ve Yumurtalık dalyanıdır. Her iki alanda önemli çevre bilimsel(ekolojik) zenginliÄŸe sahiptir. DoÄŸal ortamlarında az bulunan çeÅŸitli kuÅŸlar ile deniz ve kara canlıları yaÅŸamaktadır.
Tahtalı daÄŸlarından doÄŸan Tufanbeyli, Saimbeyli ve Feke ilçelerinden geçen aÅŸağıda Seyhan nehrine karışarak denize dökülen Göksu ırmağı, kıvrımlı güzergahı akıntılı yapısı,uzunluÄŸu, ve uygun debisi ile rafting sporuna çok uygun olup türkiye genelinde bilinen ve her yıl binlerce turistin geldiÄŸi bir yerdir…
İlde termal turizmi fazla önem taşımasa da yöre halkınca termal turizm alanlarından faydalanılmaktadır. Bunlar Aladağ yakınlarındaki Acısu İçmesi, Ceyhan yakınlarındaki Tahtalıköy, Kokarpınar İçmeleri, kent merkezindeki Kurttepe, Alihocalıdır.
İl sınırları içinde Toros daÄŸlarında daÄŸ keçisi, geyik, yaban domuzu, keklik, bıldırcın, üvelik, tavÅŸan, yaban ördeÄŸi, yaban kazı ve benzerinin avı mevsimine göre yapılmaktadır. İlde deniz avcılığı da geliÅŸmiÅŸtir. Yumurtalık’ta Çamlık ve Yerkuma, KarataÅŸ’ta Akyatan, Tuzla ve Burma boÄŸazı dalyanlarında kefal, levrek, çupra, lagos, dil balığı, kara kulak, mercan ve karides avı ile baraj göllerinde sudak, sazan, yayın (gelebicin), yılanbalığı avı yapılmaktadır. Ayrıca incir kuÅŸu, arapbülbülü ve sutavuÄŸu avı da yapılabilmektedir.
Seyhan, Çatalan, baraj gölleri su sporlarının gelişmesi için oldukça uygundur.
Adana ilimizdeki önemli yapılar ise şöyledir:Arkeoloji Müzesi
Adana Bedesteni
Hasan AÄŸa Camisi
Magarsus Kilisesi
Taşköprü
Ulu Camii (Adana)
Eski Camii
YaÄŸ Camii
HoÅŸkadem Camii (Kozan)
Sabancı Merkez Camii
Kilikya Manastırı
Yılankale
Anavarza Kalesi
Dumlu Kalesi
Yarıkkaya Kalesi
Karasis Kalesi
Tepecikören Kalesi
Kurtkulağı Kervansarayı
Haydar AÄŸa Camisi
Sirkeli Höyüğü
Misis Köprüsü
Be First To Comment
Related Post
Leave Your Comments Below