Deprem şiirleri

Reklamlar

Deprem şiirleri Deprem şiirleri kısa şiirler deprem şiirleri

En Güzel Deprem şiirleri Sayfası – Sizlere yeni ve değişik Kısa Deprem şiirleri hazırlamaya çalıştık.. Sizde de burada olmayan farklı Deprem şiirleri varsa aşağıdaki yorum bölümünden gönderebilirsiniz.. Buyrun Deprem şiirleri kısa ;

Bu Zalım Deprem

Ben seni hergün anarım
Eşim dostuma yanarım
Eve giremem korkarım
Buzalim deprem yüzünden

Yüzlerce evler yıkıldı
Kolum kanadım kırıldı
Enkazda dostlarım kaldı
Buzalım deprem yüzünden

Şehir çadır kent oluyor
Millet çadırdan korkuyor
Enkazdan feryat geliyor
Buzalım deprem yüzünden

Marmara denizi taştı
Halkımız yardıma koştu
Buradan azrail geçti
Buzalım deprem yüzünden

Adil Oğuz

—-

Bu Deprem

Taze yavruların gözleri açık,
Göçtüler dünyadan bu deprem ile.
Ey gafil, ey hain çık ortaya çık,
Takken düştü gene bu deprem ile.

Can pazarı Marmara da kuruldu,
Acı haber geldi alarm vuruldu.
Enkazın altında canlar yok oldu,
Kesen şişti gene bu deprem ile.

Çimentodan çaldın demir koymadın,
Dürüstçe haykıran sesim duymadın.b
Kanunlara, nizamlara uymadın,
Miden çoştu gene bu deprem ile.

Karga gibi gelip cesede konma,
Ettiğin yanına kalacak sanma,
Arsızlık edip de peşim dolanma,
Fırsat geçti gene bu deprem ile.

Arlanmaz, utanmaz namussuz arsız,
Bilirim yapaman parasız, karsız,
Seni pek tanırım dinsiz, imansız,
Vurup kaçtı gene bu deprem ile.

Sabit İnce

—-

Deprem

Hıçkırıklar düğümlendi kelimelerimde
Gözlerim yanıyordu çaresizlikleri gördükçe
Acılar,gözyaşları,mutsuzluklar duyarsızdı
Her şey karaborsaydı deprem gecelerinde.

Salladı yüreğimin en ince noktalarını
Enkaz altında kalan insanlığımız
Duvarların böylesine düşmanlığı nedendi acaba
Azrail’in en büyük sözcüsüydü deprem

Evet ölümü öldürmüştü bazıları
Depreme meydan okuyanlar da vardı
Taş yığınları alamadı bazı canları
Yinede insanlığa kızgındı deprem.

Azrail olmuştu bazı müteahhitler
Hem parasını hem de canını aldı insanlığın
Yetmiş milyon insan mezara gitti diri diri
Onlar hala aramızdan biri.

Çaresiz ve kimsesiz kalan çocuklar
Kaybolan hatıralar,kahrolan yürekler
Ümitle bekleyen ümitsizler
Kısacası savaşa meydan okuyordu deprem.

Kemal Mert

—-

Deprem.

Zamanı belli olmaz.
Habersiz gelir deprem.
Dünyada ömrü olmaz.
Ölümsüz denen deprem.

Viraneden çok yıkar.
Bir allah başa çıkar.
Yaşayan canı sıkar.
Felç olmak denen deprem.

Kalplere açar yara.
Gün kara günden kara.
Canlara düşer hara.
Felaket denen deprem.

Kimi zaman alır can.
Kimi zaman akar kan.
Verir çok zarar ziyan.
Kıyamet denen deprem.

Sedat hünkar

—-

Felaket

Depremlerden önce tedbir alınmalı
Okullara deprem dersi konulmalı
Deprem sırasında güvenli olunmalı
Olunmazsa felaket, olunmazsa felaket!

Deprem anında başımız korunmalı
Kilerde, banyoda hayat üçgeni oluşturulmalı
Balkon, asansör ve merdivenlerden uzak durulmalı
Durulmazsa felaket, durulmazsa felaket!

Depremden sonra panik yapılmamalı
Fısıltı haberlere asla kapılmamalı
Kontrolsüz dışarı çıkılmamalı
Çıkılırsa felaket, çıkılırsa felaket!

Telefonlar ihtiyaç kadar kullanılmalı
İnsanlara karşı saygılı olunmalı
İtfaiye, ambulansa yol bulunmalı
Bulunmazsa felaket, bulunmazsa felaket!

Malzemeler ihtiyaç kadar alınmalı
Afetzedelere hal hatır sorulmalı
Art niyetlilere engel olunmalı
Olunmazsa felaket, olunmazsa felaket!

Mahir Odabaşı

—-

Depreme, Önceden Önlem Alalım

En doğal,en büyük afettir deprem,
Depreme önceden,önlem alalım;
Zarara uğrarsak,duyarız elem
Depreme önceden,önlem alalım.

Binamızı,sağlam yere yapalım,
İnşa masrafını hiç kısmayalım;
Sigortalatmaktan kaçınmayalım
Depreme önceden,önlem alalım.

Yurdumuz, yüzde yüz,deprem bölgesi,
Çektiği acılar,bunun belgesi;
Yıkmasın bir daha,bu gam herkesi
Depreme önceden,önlem alalım.

Panik yapmayalım,deprem olurken,
Hiç atlamayalım,pencerelerden;
Seçelim güvenli,bir yer erkenden
Depreme önceden,önlem alalım.

Deprem çantamızı,hazır tutalım,
Para,ilaç,gıda ve su katalım;
Elektrik,gazı; tez kapatalım
Depreme önceden,önlem alalım.

İzin vermedikçe,o yetkililer,
Girmeyelim eve,yeniden bizler;
Kurala uymayan,bulabilir şer
Depreme önceden,önlem alalım..

Naim Yalnız

Karadeprem

karanlık bir gecede kahpe karanlık.
haykırdı gerçeği hayat bir anlık.
kalmadı ne saray ne de samanlık.
gönüllerde ki yuvayı yıktı bu deprem.

feryatlar duyulmaz toprak altından.
varlık bile vazgeçmiş saltanatından.
felaket kartalını allah katından
aldı yeryüzüne indi bu deprem.

uyuyan bir anda uyanmaz oldu.
yürekler acıya dayanmaz oldu.
azrail kapıda utanmaz oldu.
azraille pazarlığa döndü bu deprem..

bir taşın üstünde kalmadı bir taş.
hediyesi gözlerde dinmeyecek yaş.
oyun değil sanki can pazarında savaş.
hem öldürdü hem ölümle öldü bu deprem.

ölümle bölündü rüyası bebelerin.
haberi yok bu kahpelikten gecelerin.
şimdi ne anlamı var o süslü hecelerin.
rüyaları çığlıklarla böldü bu deprem.

ey kara deprem.bari bebelere acısaydın.
onlar yine gülseydi de sen beni alsaydın.
ben toprağın toprek senin sende benim olsaydın.
feryadıma sinsi güldü bu deprem.

Yavuz Öz

—-

Deprem Korkusu

Sardı dünyamızı deprem korkusu
Ha oldu olacak bekler dururuz
Kuruldu komşuda sevgi köprüsü
Dostluğu dostluğa ekler dururuz

Kaynaştı insanlar yaralar sarar
Bak düşman düşmanın halini sorar
Kış olan günlere geldi ilkbahar
Küslerden barışı bekler dururuz

Oldu bir deprem dünyalar döndü
Çürük yapılardan ocaklar söndü
Az tamah çok zarar yürekler yandı
Ders almladık yine tekler dururuz

Bilmezler depremi öldürür sanar
YETİMİ gidenlere yürekten yanar
Depremler içimde kanarda kanar
Gündüzü geceyi yoklar dururuz

Adnan Durdağı

—-

Deprem

Birden esiyor, tıpkı rüzgârlar misali…
Bize kıyametten örmektir, bilelim ki
Her gelişinde yaralıyor yürekleri,
Deprem; korkunç bir rüyadan uyanmak sanki

Yoktur ki depremi önlemenin çaresi,
Yırtılıyor bir anda toprağın perdesi,
Kul beynini aşıyor, doğanın afeti,
Deprem; korkunç bir rüyadan uyanmak sanki

Depremde; ananın, babanın, yavruların…
Ruh halleri bozuluyor tüm canlıların,
Derin iz bırakır tarihinde insanın,
Deprem; adıdır bir kâbustan uyanmanın

Demoğlu; depremler, seller, doğal afetler,
İnsanı aşıyor, bazı kudretten güçler,
Tabiata hâkim olacağım diyenler,
Tabiat geniyle oynar, denge zedeler.
Haydar Demoğlu / Erzurum

Haydar Demoğlu

—-

Deprem

Ne yazıkki dünyamızın acı gerçeği
Bilinmez önceden ne zaman geleceği
Soldurur bir anda nice narin çiçeği
İnsanlığın korkulu rüyası deprem

İniltiyle gelir gürültüyle gelir
Güçlü olursa her şeyi devirir
Kurtulan kurtulur kurtulamıyan ölür
İnsanlığın korkulu rüyası deprem

Geleceği bilinir vakti bilinmez
Ansızın gelir gelmeden görünmez
Bıraktığı izler yıllarca silinmez
İnsanlığın korkulu rüyası deprem

Denizlerde olursa dalgalar yaratır
Karada olursa kaçacak yer aratır
Canlar alır evsiz barksız bırakır
İnsanlığın korkulu rüyası deprem

Fayların fayzonların kırılmasıyla bilinir
Birikmiş enerjinin boşalmasıda denir
Olmaya görsün ne büyük felâkettir
İnsanlığın korkulu rüyası deprem

Mehmet Taş Köylü Memed

Deprem sonrası

eller kazma olmuş hemde kürek
duyulur feryat dayanmaz yürek
sıkıştırdı beton derler az sabret
sabırlar biter deprem sonrası

bır ışık yok belli değil gecemi
görmüyor toz olmuş gözlerimi
haykırırım derim kurtarın beni
bedenler sıkışmış deprem sonrası

artcılar geldikce beden sıkışır
ulaşılmaz yaralılar can çekişir
yok olur beden sonra kokuşur
acı feryat duyulur deprem sonrası

toz duman kapladı her yeri
belli değil kim sağ kim ölü
söylemez enkazın yoktur dili
feryatlar göğe cıkar deprem sonrası

dilerim birdaha yaşamaz bu acı
çok idi burada insanların suçu
hırsızlar çaldı çimentoyu harcı
canlar yok oldu deprem sonrası

Şair Gencay

—-

DEPREM

Gürültü kopar uzaktan,
Sular fışkırır topraktan.
İnsanlar yolu bulamaz,
Oluşan bir karanlıktan…

Bu bir depremin sesidir.
Bir canavar nefesidir…
Karanlık kaplar her yeri.
Bilmem kentin neresidir?

Anne ağlar, yavrum diye,
Çocuk ağlar, annem diye.
İnsanların hepsi şaşkın…
Bakamazsın bu sahneye.

Elimizden bir şey gelmez,
Bu felâket hiç sevilmez.
Bu sarsıntı yer küreden…
Daha önceden bilinmez.

Sağlam temel sağlam evler,
Sözüm size mimar beyler.
Sağlam yapın her binayı!
Yıkılmasın kentler, köyler!

Halkım hiç acı çekmesin,
Artık gözyaşı dökmesin!
Sağlam yapın her binayı,
Deprem bize kükremesin!

Çok üzgünüm acılardan,
Kurtulalım sancılardan…
Çığlıklara dönüp bakın,
Ders alalım buncalardan.

İbrahim ŞİMŞEK

KONUT DEYİNCE

Konutumuz sağlam olsun,
Depremde hiç yıkılmasın.
Gece-gündüz neşe dolsun,
Kem gözlerle bakılmasın.

Konutumuz geniş olsun.
Eşyalara yer bulunsun.
Merdivenler dar gelirse,
Asansörden çıkış olsun.

Konutumuz temiz olsun,
Pencereler geniş olsun.
Her adaya güneş girsin,
Perdesinde korniş olsun.

Her durağa yakın olsun,
Mobilyamız takım olsun.
Gürültüden çok uzakta.
Konutumuz sakin olsun.

Aylık gelir dolgun olsun,
Kira, biraz uygun olsun.
Çarşılara gitmek zordur,
Manava da yıkın olsun.

Her köşede oyuncaklar,
Bahçesinde salıncaklar,
Mahallemizde çocuklar,
Benimle arkadaş olsun.

Bahçesinde çiçek açsın,
Ağacında kuşlar ötsün,
Komşularla hep birlikte,
Günlerimiz güzel geçsin.

İbrahim ŞİMŞEK

—-

Biri Yangın Biri Deprem Biri Sel

Üç şey var ki ona sual sorulmaz
Biri yangın, biri deprem, biri sel.
Üçünün de önlerinde durulmaz
Biri yangın biri deprem biri sel.

Diller lal olsa da konuşur gözler
Suskun gecelerde hayali özler
Çınlar kulağında büyülü sözler
Biri yangın biri deprem biri sel

Felaket aniden geldi başına
Zehir kattı ekmeğine aşına
Yanınca yüreği çatık kaşına
Biri yangın biri deprem biri sel

Özlemi dağları dereyi aşar
Sevgisi bir nehir durmadan taşar
Suskun gecelerde anılar yaşar
Biri yangın biri deprem biri sel

Bir çift kara gözü aklını aldı
Her seher özleyip düşlere daldı
Aşılmaz dağların ardında kaldı
Biri yangın biri deprem biri sel

SABİHA SERİN

17 Ağustos Depremi
Yedi nokta dörttür deprem şiddeti
Geceyi ikiye böldü bu deprem
İstanbul Sakarya Bursa İzmit i
Marmara yi sanki deldi bu deprem

Gürültüyle bomba gibi patladı
Binaları beşik gibi salladı
Köprüler yıkıldı yollar çatladı
Bir gecede canlar aldı bu deprem

Depremin şiddeti gece duyuldu
Ana kalktı çocuğuna sarıldı
Kaçamadı bir köşeye yığıldı
Bebeğimi gece çaldı bu deprem

Enkazların altı hep insan dolu
Vücutları ezik kırılmış kolu
Kimi imdat diyor kurtarın beni
İnsanlara mezar oldu bu deprem

Sardı yurdumuzu acı felaket
Vatan kan ağlıyor bütün memleket
Yetişti imdada askerle millet
Başımızı derde saldı bu deprem

Tuncay feryat eder dayanmaz yürek
Enkazın altında yatıyor bebek
Anaları yavrum,yavrum diyerek
İçimizde acı kaldı bu deprem

17.08.1999
Tuncay Akdeniz

Depremkondu

Tetikledi fay hattı pay hattını
Harlayan metan gazı
Benzetti tümümüzü enkaza
Çil yavrusu gibi dağıttı maramarayı

Gökyüzünün tapusu yok
Bulutlara kimse el koymaz
Ağuustos’un koynunda
Geçirdik zamanı

Herkes izdüşümünde Dünya’nın
Katkondu gecekondu
Çadırkondu derken
İcat oldu depremkondu

Dışı kavak çırası, taneden köpülk ortası
Tavanı kontraplak yongası
Plettendir tabanı
Cesaret konağı oturur depremkondu

Turan Kayıkçı

—-

Bingöl Depreminde

Bingöl depreminde
Koğuşumu okulumu yıktılar başıma
Zehir kattılar çocuk yaşta aşıma
Acımadılar küçük yaşıma
İmkan vermediler büyümeme
Gözünü para hırsı bürümüş
Mütahhit ve yandaşları
Gözünü para hırsı bürümüş
Leş kargaları

Oynamak büyümek okumak benim de hakkım
Bu can bana emanetiydi Hakk’ın
Var mı senin sizlerin
Benim canımı almaya hakkınız
Koğuşumu okulumu başıma yıkan
Katil müteahhit ve yandaşları

Haşim Koç

—-

Depremzede

Gel miniğim sen benimle
Anlayamaz benim kadar
seni kimse
Ver ellini elime
Kat yüreğini yüreğime
Göreyim yüreğinin içini
Çözeyim düğümlerini
Gözlerine gölge düşmesin
Unutma yalnız değilsin
Gül ki benim de içim gülsün
Gülmezsen bende gülemem

Ümit Fatma Uçar

—-

Deprem

Gürültü kopar uzaktan,
Sular fışkırır topraktan.
İnsanlar yolu bulamaz,
Oluşan bir karanlıktan…

Bu bir depremin sesidir.
Bir canavar nefesidir…
Karanlık kaplar her yeri.
Bilmem kentin neresidir?

Anne ağlar, yavrum diye,
Çocuk ağlar, annem diye.
İnsanların hepsi şaşkın…
Bakamazsın bu sahneye.

Elimizden bir şey gelmez,
Bu felâket hiç sevilmez.
Bu sarsıntı yer küreden…
Daha önceden bilinmez.

Sağlam temel sağlam evler,
Sözüm size mimar beyler.
Sağlam yapın her binayı!
Yıkılmasın kentler, köyler!

Halkım hiç acı çekmesin,
Artık gözyaşı dökmesin!
Sağlam yapın her binayı,
Deprem bize kükremesin!

Çok üzgünüm acılardan,
Kurtulalım sancılardan…
Çığlıklara dönüp bakın,
Ders alalım buncalardan.

İbrahim ŞİMŞEK

—-

Tsunami Yaktın Bizleri

Tanrım ne felaket ne afatın var
Suların dünyayı almış gidiyor
Ufaklı irili bütün varlıklar
Nasılda önünde yuvarlanıyor
Allahım ne felaket ne afatın var
Mahvoldu canlı cansız varlıklar
İmdat imdat diyen çığlıklar
Yavrular analar gelinler kızlar
Allahım ne felekat ne afatın var
Kudurmuş dalgalar insanı yutar
Tuttutabilirsen onları kurtar
Izdırabı bütün dünyayı tutar
Nerede yanlışsız hatasız kullar
Bilirim afatından sual sorulmaz
İnlerim üzüntümden sesim duyulmaz
Zavallıyım elimden hiç bir şey gelmez
Layık olamadı kulların yarab
Eğiktir başımız senden gelene
Rabbim afatından sual sorulmaz
İnlerim ağlarım sesim duyulmaz

DÖNER ÖZEKE

—-

Tsunami

Gemileri götüren dalgalar
Ne yaptınız,
Kabarıp kabarıp neden kızdınız
Belli ki yerinizden oynatıldınız
Ve masum çocuklarla salıncak oynadınız
Ama dönerken yalnız değildiniz
Çok kalabalıktınız
Gemileri götüren dalgalar
Ne yaptınız!

Özgür Manav

—-

Deprem
Gök gürledi, yerler sarsıldı, uyan!
Depremde insanlar perme perişan
Yer dövünüryor, gök çatlıyor, aman!
Depremde insanlar perme perişan

Duymadığım sesler yerden geliyor.
Doğrulmak, adım atmak zor oluyor
Duvarlar üstüne duvar doluyor
Depremde insanlar perme perişan

Duvar, eşya ile kapıyla boğuş
Dağılmış her şey sanki bir yok oluş
Kırk saniye sürdü deprem, sallanış
Depremde insanlar perme perişan

Dışarı atladım, bitkin, kararsız
Gökyüzüne baktım yerden habersiz
Sokaklar doludur, yerliler yersiz
Depremde insanlar perme perişan

Gökyüzüne baktım bulutsuz gibi
Çığlıktan insanlar umutsuz gibi
Yaralar açıldı, derman az gibi
Depremde insanlar perme perişan

Muallim Ayhan der deprem yaşadım
Allah kudretini gördüm, yaşadım
Korkuyu, ölümü tattım, yaşadım
Depremde insanlar perme perişan

(İzmit, 17.08.1999)

Muallim Ayhan Bingöl

—-

Depremden Önce Önlem Alalım

En doğal,en büyük afettir deprem,
Depreme önceden,önlem alalım;
Zarara uğrarsak,duyarız elem
Depreme önceden,önlem alalım.

Binamızı,sağlam yere yapalım,
İnşa masrafını hiç kısmayalım;
Sigortalanmaktan kaçınmayalım
Depreme önceden,önlem alalım.

Yurdumuz, yüzde yüz,deprem bölgesi,
Çektiği acılar,bunun belgesi;
Yıkmasın bir daha,bu gam herkesi
Depreme önceden,önlem alalım.

Panik yapmayalım,deprem olurken,
Hiç atlamayalım,pencerelerden;
Seçelim güvenli,bir yer erkenden
Depreme önceden,önlem alalım.

Deprem çantamızı,hazır tutalım,
Para,ilaç,gıda ve su katalım;
Elektrik,gazı; tez kapatalım
Depreme önceden,önlem alalım.

İzin vermedikçe,o yetkililer,
Girmeyelim eve,yeniden bizler;
Kurala uymayan,bulabilir şer
Depreme önceden,önlem alalım..

Naim Yalnız

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş