Yalnızlık şiirleri

Reklamlar
Reklamlar

Yalnızlık şiirleri – Yazan: Admin, Kategori: şiir, Konu özeti: Ünlü ve amatör şairler tarafından yazılmış en güzel ve anlamlı yanlızlık şiirlerine ulaşabileceksiniz.

YALNIZLIK

Reklamlar

Giderek saplandı yalnızlık yüreğime
Atmak istediğimde atamıyor
İhtiyacım olduğunda ise bulamıyorum
Birşeyler itiyor beni sana
Sevgin yahut heybetli bir kasırga
Git aradığını orda bulacaksın diyor
Fakat adres vermiyor.

Yalnızlık zifiri gecelerde kimsesiz kalmak
Temmuz ateşinde su bulamamak
Şubat ayında ateşi aramak
Günlerce aç kalmak gibi
Ama en önemlisi yalnızlık;
Seni özlerken,
Sessizce ağlamak gibi!

————–

Yalnızlık

Yalnızlık, yalnızlık.
Ah şu yalnızlık.
Ne korkunç bir kelime.
Kimse inanmaz sevgine.
Düşersin hep el diline.

Yalnızlık, yalnızlık.
Ah şu yalnızlık.
Nereye gitsen dost yok.
Kimi gün aç, kimi tok.
Istırap ve kederse çok.

Yalnızlık, yalnızlık.
Ah şu yalnızlık.
Sırdaş desen bulunmaz.
Duvarlarla da konuşulmaz.
Sevgisiz, aşksız yaşanmaz.
Yalnızlık, yalnızlık.
Ah şu yalnızlık.

Abdullah Yaşar Erdoğan

————–

YALNIZLIK ŞİİRİ

Bilmezler yalnız yaşamayanlar,
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.

Orhan Veli Kanık

————–

Yalnızlık Yalnızlık

Dilimden düşen ilk şarkıdır
ah bu yalnızlık bu yalnızlık
her gönülde bir başkadır
ah bu yalnızlık bu yalnızlık

yalan değil en acı gerçek
ah bu yalnızlık bu yalnızlık
yıllar geçsede eskimeyecek
ah bu yalnızlık bu yalnızlık

büyür saat saat gecelerde
ah bu yalnızlık bu yalnızlık
değişmez acısı hiç bir dilde
ah bu yalnızlık bu yalnızlık

————–

Renksiz Bir Yaşamdır Yalnızlık

Karanlık bir sokakta
Adım atmaktır yalnızlık.
En çok sevdiğinin yanında,
Kendini dinlemektir yalnızlık.

Rüzgarın fırtınaya döndüğü,
Gönülde soluklanmaktır yalnızlık.
Hasretin çöl sıcağına ulaştığı,
Kalpte yanmaktır yalnızlık.

Buğulu gözlerin derine daldığı,
Ufuklarda kaybolmaktır yalnızlık.
Kar tanelerinin eridiği yerde,
Sulara karışmaktır yalnızlık.

Yapraklar misali sağa sola savrulurken,
Bir dal parçasına tutunmaktır yalnızlık.
Hayalindeki sevgiliyi ararken,
Hayallerine yenik düşmektir yalnızlık.

Kimler olursa olsun yanında,
Kimsesiz olmaktır yalnızlık
Kendine bile küserek,
Kendinsiz olmaktır yalnızlık.

Tüm renklerin varlığına inat,
Siyah beyaz bir resimdir yalnızlık.
Yeşilde, pembede bütün renklerde,
Velhasıl!
Renksiz bir yaşamdır yalnızlık.

————–

YALNIZLIK VE BEN

Ne mavi, ne yeşil ne al tanımaz
Günbegün ününü yayar yalnızlık
Hiçbir sultan, hiçbir kral tanımaz
Aklını padişah sayar yalnızlık

Bir tenhada yalnızlığı ünlerim
O konuşur bense susar dinlerim
Dinledikçe yalnızlığı anlarım
Beni benliğimden soyar yalnızlık

Gene ne hayaller kurmak üzere
Karanlığı candan vurmak üzere
Yine ne hesabı sormak üzere?
Canı cendereye koyar yalnızlık

————–

YALNIZLIK

Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
Bu gece dağ başları kadar yalnızım

Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
Dudaklarımda eski bir mektep türküsü
Karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
Gözlerim gözlerini arıyor durmadan
Nerdesin?

Atilla ilhan

————–

Büyük Yalnızlık

Önce çaresizlik çaldı kapıları
Sonra yoksulluk
Bütün âşina çehreler silindi aynalardan
Bir anda boşaldı dünya
Yapayalnız kaldık

Tez tükendi umut ekmeği
Bitiverdi suların hayali
Çevirdik derin bir karanlığa gözlerimizi
Sen ey büyük yalnızlık
Bir sen terketmedin bizi

Ümit Yaşar Oğuzcan

————–

Yalnızlık

Bir engel oldu, yüce dağlar gibi
Önümde dikilip, durdu yalnızlık
Bazen kor olup, yürek dağlar gibi
Ruhuma bir damga vurdu yalnızlık

Yalnızsan eğer dermansız dizin
Şu fani dünyada kaybolur izin
Gözyaşı dinmeyen o kimsesizin
Sığınacak evi yurdu yalnızlık

Ne demeli yalnızlığın adına
Eremezsin lezzetlerin tadına
Bazen bir çocuğa bazen kadına
Adım nedir diye sordu yalnızlık

Bir nostalji olup mazide yaşar
Kükreyip, kabarır sel gibi taşar
İnsandır kaynağı, insanı aşar
Ve, tüm kainatı sardı yalnızlık

Kimine yalnızlık öcü gibidir
Kuşların sıladan göçü gibidir
Kimine sevenin gücü gibidir
Heyhat bir çözülmez sırdı yalnızlık

Sırt üstü yatmaktır bıçak üstüne
Düş kurmak ne zordur gerçek üstüne
Baharda tomurcuk çiçek üstüne
Lapa lapa yağan kardı yalnızlık

Kötü sözden arındır dilini
Lakin düşman eder gurbet ilini
Nicesinin bükülmeyen belini
Vura vura incitip, kırdı yalnızlık

Yalnızlıkla savaşan biçare kul
Yalnızlıktan kaçma, sen ona sokul
Yalnızlık bir mektep, bir güzel okul
İnsanlara hep ibret verdi yalnızlık

Yalandır, desem ki sırrına erdim
Ondan kaçmak için ne çok şey verdim
Kime dert sorduysam dedi ki; derdim
Cümle sultanların derdi yalnızlık

Hiç dinmedi benim şu ah’u zarım
Dertten, kederden ve gamdan bizârım
Davet eder yalnızlığa mezarım
Demek son gidilen yerdi yalnızlık

Kalem yalnızlığı tariften aciz
Yalnızlık ruhuma koymuştur haciz
Belağattan ârı, söz olmaz veciz
Nice romanlara girdi yalnızlık

Çok şeyler söylendi, çok şeyler dendi
Hiç kolay yıkılmaz yalnızlık bendi
Bir masum kavram ki insanı yendi
Ne zâlim insanlar gördü yalnızlık

————–

Yalnızlık

Yalnızlığımı büyütür kalabalık
Gökdelen’in gölgesine siner
Karanfil Sokak kalınlaşır
yoksul kadın çocuklarıyla
çöplerin üzerine konar
gözleri cam kırıkları
sevgilim gelir yalnızlığım büyür
çocukken gökkuşağına düştüğüm
gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle.

Kimin öznesiydi mevsimler
işkence öyküleri kimindi
ayrılığın sesi miydi adımnlarım
suyu bekleyen uçurum mu
kanatlandım yalnızlığımla son mevsime
içimde bir kedi yavrusu.

————–

Yalnızsan Eğer

hayatın devraldığı
sessiz bir özsudur acı
birikir yüreğinin kıvrımlarında
ve ağar gözlerine ağır ağır
bulutlar yere inmiştir artık
ya da gurbettesindir
unutma

bir hayalet gibi kapındadır
yalnızlık denen şey
ufkun kararabilir birden
için çölleşebilir
kaçışın bile bir adımdır
ya da dönüşündür kendine
unutma

Her sayfası kederle kararan
bir hüzün defterine döner günler
ve her sabah “merhaba hüzün”
“merhaba yalnızlık”
diyerek başlarsın hayata
ama hayat bağışlamayacaktır seni
unutma

Üstelik günlüğü yoktur hüznün
hiç bir zaman da tutulmayacaktır
serüvenlerin yorgun yeniği
elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
ya da hasta bir tanıdıktır ancak
hepsi o kadar

————–

Yalnızlık

Gariplerin gönlünde bir hüzünle,
Acılar içinde geçer yalnızlık.
Gurbet söyleyen türküler sözünde,
Hasret şarabını içer yalnızlık.

Geceler geçit vermez aman aman,
Yüreğimde ki acılar pek yaman,
Acılara derman olmuyor zaman,
Acıları gönle döker yalnızlık.

Gözlerimde kanlı yaşlar dökerim,
Mecnun olup bu sevdayı çekerim,
Dertlerime dertler katıp sökerim,
Dertlere dertleri katar yalnızlık.

Hayat fani, zaman fani, ben fani,
Hani yanımda olacaktın hani,
Hasretinle yaşayabilsem bari,
Hasreti hayale atar yalnızlık.

Soğuk bir odanın içinde geçer,
Karga misali dil türküler söyler,
Hüzünlenir o anda gülen gözler,
Gözlerine yaşlar döker yalnızlık.

Yalnızlık Sadık’a neler söyletir,
Ayrı kalmış dostları bir eğletir,
Günü güne katıp yollar bekletir,
Aklını başına sokar yalnızlık.

————–

Yalnızlık

Sevda senedine bir imza attım
Neyleyim icraya geldi yalnızlık
Seni vermem diye bin yemin ettim
Benden beni bile aldı yalnızlık

Lokman hekim libasını giyerek
Senin tek tabibin benim diyerek
Kanımı içerek ömrüm yiyerek
Derdime dermanı buldu yalnızlık

Senin suretinde kapladı beni
Aşk diye hicrana sapladı beni
Önce kendisiyle topladı beni
Sonra sensizliğe böldü yalnızlık

O şimdi padişah ben garip köle
Elveda mutluluk merhaba çile
Ezerdi sen varken karınca bile
Köleydi kapımda kuldu yalnızlık

Sende düşüp gittin kendi derdine
Gölgem firar etti hasret yurduna
Çekip gittim kaf dağının ardına
Hoşgeldin diyerek güldü yalnızlık

Yeter artık dedim kavgadan bıkıp
Ölüyorum seni yalnız bırakıp
Anlaştık diyerek elimi sıkıp
Peşimden toprağa daldı yalnızlık

Alt Kategoriler;
Yalnızlık sözleri
Yalnızlık mesajları

Reklamlar

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş