Beyrut Turu Yapalım ve Gezilecek Yerlerine Bakalım

Reklamlar

Beyrut Turu Yapalım ve Gezilecek Yerlerine Bakalım – Tatil için Beyrutu tercih edecek olanlar için Beyrutta gezilecek yerleri sizlere anlatmaya çalışacağız. Bakın Beyrutta nereleri gezebiliriz.

1975’e kadar karışık dini yapısına rağmen dengelerini kurup oldukça gelişmiş bir ülke konumuna gelen Lübnan, o tarihte çıkan iç-savaşın yaralarına halen saramadı. Komşusu İsrail’le de sürekli politik sorunlar yaşayan Lübnan en son 12 temmuz 2006’da bu ülkenin askeri saldırısına maruz kaldı. Bu açıdan, güvenlik nedeniyle yapılacak planların dışında bırakılmak istense de bu ülkenin hala ziyaretçilere sunabileceği pek çok şey var.

Beyrut

“Doğu’nun Parisi” Beyrut, Müslüman, Hıristiyan, Dürzü ve az sayıdaki Yahudi’nin bir arada yaşadığı etnik ve dinsel çeşitliliğe sahip bir şehir. İç savaş sırasında zarar gören ulusal müze şimdi tamamen yenilenmiş bir şekilde ziyarete açılmış durumda. Tarih öncesinden başlayarak, Memluk dönemine, oradan Osmanlı ve Fransız yönetimlerine kadar ülkenin tarihini bu müzeyi gezerek etraflıca öğrenebilirsiniz.

Beite’d-din ve sarayı

19. yüzyıl başında inşa edilen saray İtalyan mimarlar tarafından yapılmış. Saray huzur veren bahçesi ve avluları ile insanı dinlendirirken, Bizans mozaiklerinin sergilendiği bir müze olarak düzenlenmiş iç mekânları yüksek giriş ücretini hak ediyor. Ayrıca mermer işçiliğinin önemli bir örneği olan hamamı da görmeyi ihmal etmeyin.

Al-Bass Hipodromu

Sur yakınlarındaki Al-Bass arkeolojik bölgesinde yer alan hipodrom dünyadaki en büyük Bizans hipodromu. Gerçekten oldukça etkileyici olan yapı 480 metre büyüklüğünde. Geleneksel Sur festivali sırasında hipodromun hala kullanılıyor olması Lübnan kültürünün tarihle nasıl iç içe olduğunu gösteren önemli bir ayrıntı.

Byblos / Jbeil

Byblos Lübnan’ın Beyrut kentinin kuzeyinde yer alan antik bir Fenike liman kenti. Şu anki Arapça adı Jbail olan kentin tarihinin kesin olarak bilinmemekle birlikte 7000 yıl öncesine kadar uzanmakta olduğu bazı bilimadamlarınca tahmin edilmekte. Ancak Bybloslular şehirlerini Byblos olarak adlandırmıyor aksine Gubla ve daha sonraları da Gebal diyorlardı ve şehirlerinin bulunduğu sahile de Canaan demekteydi. Küçük resim gibi bir merkez ve bir açık plajdan oluşan kentte, antik kalenin bulunduğu arkeolojik bölgeye girmek için ücret ödemeniz gerekiyor.

Baalbek

Ortadoğu’daki en önemli roma yerleşimi kalıntısı olan Baalbek, güneş şehri olarak da anılıyor. Tanrı Baal‘a adanmış şehir, bu adla anılıyor. “Güneş şehri” adı ise Yunan ve Romalıların şehre Heliopolis adını vermesinden geliyor. Kalıntılar büyük oranda tanınmaz hale gelmiş. Savaşlar, depremler, insanlar… Kısaca zaman Baalbek’ten çok şey götürmüş. Ancak yine de gezile, görülebilir bazı yerleri saymak gerek. Jüpiter-Baal Tapınağı, Büyük Mahkeme, Baküs tapınağı antik kentte nispeten ayakta kalmayı başarmış yapılar…

Hamra bölgesi ve eski şehir merkezi “Martyrs Meydanı”nda bulunan arkeolojik kazı çalışmaları ile kiliseleri, camileri ve tarihi eserleri Beyrut’u muazzam bir arkeoloji müzesi haline getirmiş. Beyrut’u çevreleyen tepelerden biri olan Harissa Tepesi ile Virgin
Mary Kilisesi görülmeye değer yerlerden. Dünyanın 3. büyük doğal mağarası Jeita, Harissa’dan sonra görülmesi gereken bir doğa harikası. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınmış yedi bin yıllık antik kent Byblos ise bugün kullandığımız alfabenin doğum yeri.

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş