En Popüler Tatil Yerleri 2011

Reklamlar

En Popüler Tatil Yerleri 2011 – 2011 yazının en popüler ve En Güzel Tatil Yerlerini sizler için hazırladık. Bunlardan daha popüler ve daha güzel olan başka yerler varsa aşağıdaki yorum bölümünden bildirebilirsiniz. Buyrun;

Fethiye
Mendos dağının eteklerinde adını verdiği körfezin çevresine yerleşmiş şirin bir Akdeniz şehridir. 3. jeolojik zamanda meydana gelen çökme ve yükselmelerle oluşan yüksek sıra dağlar ve dağların eteklerindeki yüzlerce koy ve tüm Fethiye sahil şeridinde birbiriyle kucaklaşmış gibidir.

Toroslar’ın güneybatı ucunu oluşturan ve yükseklikleri 2000 metreyi geçen bu sıra dağlar ( ki antik çağda bunlara Kragos ve Antikragos adi verilirdi) iç tarafa hiç geçit vermeksizin denize paralel olarak devam eder. Akdeniz iklimine has ılık ve güneşli bir kış gününde kordondaki çay bahçelerinden birinde çayınızı yudumlarken, etekleri çam ormanlarıyla bezeli başı dumanlı bu dağlar, doruklarındaki karla size bir kez daha cennete hoş geldiniz diyecektir.

Kurak, uzun ve sıcak yazlar, yağışlı, ilik ve kısa kışlar Fethiye’nin iklim özelikleridir. Yaz ayları 30-40 derece olan sıcaklık, kışın genellikle 10 derecenin üzerindedir. Hiçbir mevsiminde 16 derecenin altına düşmeyen turkuvaz renkli bu sularda yılın dokuz ayında denize girilebileceği düşünülürse, Fethiye’de yaz ve bahar olmak üzere sadece iki mevsimin sürdüğünü söylemek pek yanlış olmayacaktır.

Allahın doğaya bağışladığı bu tabiat ve tarih cennetine kara, hava ve deniz yollarından dilediğiniz herhangi biriyle ulaşmanız mümkündür. Muğla, Antalya ve Burdur bağlantılı üç kara yolu ile çam ormanları arasında yapacağınız rahat bir yolculuk ile Fethiye’ye ulaşabilirsiniz. Her üç yönde yapılan düzenli otobüs seferleri Fethiye’nin diğer tüm kentlerle olan bağlantısını sağlamaktadır. Hava ulaşımı için en yakın alan 50 km. uzaklıktaki Dalaman hava alanıdır.

Marmaris
Yeşil ile mavinin tüm tonlarını ve uyumunu yılın 12 ayında görebileceğiniz cennet bir köşedir Marmaris. Uzun kıyı şeridindeki koyların çokluğu, Doğal liman oluşu, antik kentleri, doğal güzellikleri, mavi tur imkânları, 800 teknelik yat limanının yanı sıra her türlü su sporlarına imkân sağlanması, Marmaris’i turizm cenneti haline getiren karakteristik özellikler ve üstünlüklerdir.

Akdeniz iklimine sahip oluşu kışın bile denize girme imkânı sağlarken, etrafını saran sık ve yüksek çam ormanları ve Dünyada Muğla yöresine özgü GÜNLÜK ağaçları ve geniş yapraklı çınar ağaçları, Marmaris’in yeşil dokusunun yapı taşlarıdır.

Kuşadası
Mavi deniz ve parlak güneş, yanı başında muhteşem bir tarih: Efes, liman kenti, üstelik havaalanına ve İzmir’e sadece 70 km. Öğleden sonraları denizden esen ve ortalığa tatlı bir serinlik katan rüzgâr. Bütün bunlar bir araya gelince çok önemli bir tatil merkezi ortaya çıkıyor: Kuşadası!

Kente adını veren ada artık ada değil, Mora ayaklanması sonrasında (1834) muhtemel saldırılara karşı güvenlik amacıyla karaya bağlanmış. Adanın asıl adı Güvercinada! Adadaki kale ise iyi durumda.

Kuşadası’nın ilk yerleşiminin hangi tarihe uzandığı tam olarak bilinemiyor. Buluntular çok eski tarihlerden beri yerleşim olduğunu gösteriyor. Persler’in Anadolu’yu istilası sırasında onların, sonra Büyük İskender’in, daha sonra da Bergama Krallığı ve Roma egemenliklerinde kalmış. Kent İon Birliği (Panionion) döneminde birliğin toplantılarına ev sahipliği yapıyordu. Toplantılar Güzelçamlı yöresindeki Mykale Dağı’nın eteklerinde Poseidon Helikonios’a adanan kutsal yerde yapılıyordu.

Günümüzün sayfiye kenti Roma Dönemi’nde de Efes’in sayfiyesiymiş. Kent 1071’den sonra Selçuklular’ın, 1426’da da Osmanlı’nın eline geçmiş. Çok eski yerleşimden fazla bir şey günümüze ulaşamadı. Ancak küçük izler görülebiliyor.

Kuşadası’nda iç ve dış sefer yapan yolcu gemilerinin uğradığı liman ve modern yat limanı gemilere ve yatlara hizmet veriyor.

Denize sırtınızı dönüp iç kısımlara yürüdüğünüzde cıvıl cıvıl bir çarşıya girersiniz. Yaz mevsiminde günün her saatinde kalabalıktır ama özellikle akşamları tam bir mahşer yerine döner. İngilizler biraları içip futbol maçında marş söyler gibi şarkılara başlar, bir başka yerde Türkler fasıl geçmektedir.

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş