Kış şiirleri
Tuğbam » Şiir » Kış şiirleri

Kış şiirleri


Bu yazı

tarafından yazılmıştır.

Son güncellenme tarihi:

Kış şiirleri konusunu hemen keşfedin. Amatör ve ünlü şairlerden kış mevsimi ile ilgili Tugbam’daki en güzel şiirleri şimdi okuyun ve yeni fikirler için ilham alın.


Ünlü Şairlerden

Kış – Ömer Bedrettin Uşaklı

Tipiler dağları titretmiş gibi,
Çığlardan bir olmuş tepeler, düzler.
Bir ana yüzüne hasretmiş gibi,
Ufukta güneşi arıyor gözler.

Yeşil çam dalında kar, beyaz çiçek;
Bir gün kürenmese damlar çökecek.
Kapımdan geçiyor kızak çekerek,
Ay boynuzlu, altın rengi öküzler.

Ömer Bedrettin UŞAKLI

Kar ve Ben – Cahit Sıtkı Tarancı

Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgâr.
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?

Yağan beyaz bir sükût, bir mahşerdir sanki kar!

Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.
Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.
Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;

Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine.

Semadan yere kadar bütün gördüklerinden
Usanç duyan gözlerim bir şeyde karar kıldı,
Bambeyaz bir güvercin kanadına takıldı.

Ben ne gurup bilirim, ne gece bilirim ben,
Uçuyor gönlüm beyaz bir sükût sevincinde;
Bir kadın gördüm ki ben beyaz güller içinde.

Ruhuma bağışladı bu kadın servetini.
Ne bir yara var artık, ne bir leke ruhumda;
O şimdi rüyasının denizinde bir ada.

Bir sevgili sahibi olmak saadetini
Kim bilir benim kadar… ben et kemik yığını
Duydum beyaz bir nehrin içimde aktığını.

Cahit Sıtkı Tarancı

Kar Yağıyor – Nazım Hikmet Ran

Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar…
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar…
Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.

Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.

Nazım Hikmet Ran

Beyaz – Ziya Osman Saba

Bir bademin altına, yorgun, oturmak biraz,
Ayrı ayrı seyretmek çiçek açmış her dalı.
Artık bütün renklerden, artık uzaklaşmalı:
Beyaz işte, aylardır gözümde tüten beyaz.

Kış bitti… Uzaklarda ilk ümitler gibi yaz,
Duyuyorum bu sabah, kış içimden çıkalı,
İçimin dört duvarı bembeyaz badanalı,
Ah, sade nefes almak, göğsüme dolan bu haz…

Bir kuş ötecek şimdi… Havada bir durgunluk,
Mermeriyle konuşan açık kalmış bir musluk,
Beyaz çiçeklerini tektük düşüren kiraz.

Bahar pınarlarından içime damlayan su,
Bembeyaz çiçeklerin ıslak, temiz kokusu,
Kış bitti… Uzaklarda ilk ümitler gibi yaz.

Ziya Osman Saba

Kış Bahçeleri – Faruk Nafiz Çamlıbel

Dinmiş denizin şarkısı, rüzgar uyumakta,
Rıhtım boyu sonsuz bir üzüntüyle karaltı
Körfez düşünür, Kanlıca mahzundur uzakta,
Mazi gibi sislenmiş Emirgân Çınaraltı.

Can verdi kışın sunduğu taslarla zehirden
Her gonca kızıl bir gül açarken yolumuzda,
Üstündeki son dallar ağarmış diye birden
Pas tuttu bu akşam suların rengi havuzda.

Yerlerde gezen hatıralar var korulukta;
Yapraklar, atılmış nice mektuplara eştir.
Mehtaba çalan sapsarı benziyle, ufukta,
Binlerce dalın verdiği tek meyve güneştir.

İçlenme tabiattaki yekpare kederden,
Yas tutma, dağılmış diye kuşlarla çiçekler.
Onlar dönecektir yine gittikleri yerden,
Onlarla giden günlerimiz dönmeyecekler…

Faruk Nafiz Çamlıbel

Kış – Yusuf Ziya Ortaç

Koca bir hallaç gibi
Gökte bulutlar atar.
Gittikçe bastırır tipi
Dünya kar içinde yatar.

Uzak bir hayal olur yaz
Rüzgar acı acı esner.
Bir ustura gibi ayaz,
Dokunduğu yeri keser.

Bahçeler bir kar kuyusu,
Ağaçlar bir gümüş şamdan.
Dere akmaz, buz tutar su,
Sesler kesilir akşamdan

Bacalar tüter evlerde
Gönül ilkbaharı özler
Rüya olur alevlerde
Sonbaharda dalan gözler

Yusuf Ziya Ortaç

Kış Gelmez Oldu – Cemal Safi

Kimi gerçek kınar kimi şakadan,
Sanırlar elimden iş gelmez oldu.
Destek alsam Çin’den Amerika’dan,
Zalim kaderimle baş gelmez oldu.

Gayem ne safahat, ne saltanattı.
Felsefem hep şükür, hep kanaatti.
Kahve açtım garsonlarım çay sattı.
Çatlaksız kırıksız boş gelmez oldu.

Kenardan köşeden borç yiye yiye,
Servetim yük olmaz oldu kediye,
Soba bayi oldum güz geldi diye,
İlkbahar yaklaştı, kış gelmez oldu.

Yaslanamam betonarme yapıya,
Çökeceği tutar şanssızlı bu ya,
Kaç yıl gele attım bir tek kapıya,
Ecelim geldi de şans gelmez oldu.

Neyi esirgesem gelir nazara,
Bahçevan oldum da bir gülizara,
N’olur bülbül ötsün bir gün kazara,
Saksağandan başka kuş gelmez oldu.

Bu nasıl adalet, bu nasıl dava?
Tatlı lokma yiyemedim bedava,
Hangi toyda kaşık atsam pilava,
Benden başkasına taş gelmez oldu.

Gün günü arattı duygularıma,
Geceler güç kattı kaygılarıma,
Kabuslar kastetti uykularıma,
Hayra yorulacak düş gelmez oldu.

Tehlike çalsa da bütün hatlarım,
Dosta vız geliyor tüm imdatlarım,
Nice şiirlerim iltifatlarım,
Yarin kulağına hoş gelmez oldu.

Kör olası gözüm, pınardı hani?
Her dostu ağıtla anardı hani?
Dağ gibi babamı aldı da fani,
O gündür bu gündür, yaş gelmez oldu.

Cemal Safi

Bir Kış – Cemal Süreya

Bir kış göğü gibi o saat alçalır ölüm,
Yalnız işitme duyusu kalır ortada.
Asya kentleri yürür dururlar,
Höyükler burnumda hızma.

Uzakta dev bir damla:Pırıl pırıl Pencap!
Tabanlarından kayıp duran sütunlar
Yitmiş bir geleceğin işaret parmakları:
Horasan uykusuna havlayan köpekler, Buhara.

Uzaklara bir bakışın vardı kafeteryada
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya

Kış Düşünceleri – Ahmet Kutsi Tecer

Geçti yaz günlerinin güzelliği
Açık pencereler, damlar, bahçeler.
Her şey ne sıcaktı, her şey ne iyi
Hatta o karanlık, aysız geceler.

Hani o gezmeler kırda, denizde?
Hani o cümbüşler, sazlar, temmuzda?
Ağustos mehtabı tam üstümüzde,
Kıyılarda neydi o eğlenceler?

Yaşamak, diyordum, yaşamak ne hoş!
Hele bir gelmesin n’olurdu bu kış?
Nerde o kahkaha, o ses, o alkış?
Şimdi yerini aldı düşünceler.

Ahmet Kutsi Tecer

Sıcak Bir Kış – Ahmet Telli

Saçlarını gittikçe kısalttığın günlerde
Sen söylemiştin bu sözleri unutmadım
-Her aşk bir ayrılık gizler, ayrılıklarsa
Bir merhabanın sıcaklığını taşır kendisinde

Kalıcı olan hiçbir şey yok diyordun
An’lar var yalnız ömrü karşılayan
Şimdi sımsıcak bir kar yağıyor yine
Yüreğimin üstüne yağıyor hiç durmadan

Ellerin nasıl da üşüyor, bozacının
Karlı sesi doluyorken odamıza
Hava gittikçe kirleniyor bu kentte
Ve aralıksız kar yağıyor kar yağıyor

Kar ayrılık hüznüdür ve ne çok
Ayrılıklar yaşandı şu son birkaç yılda
Yurdundan ayrılanları düşünüyorum ve birisi
Özledim diyor, ülkemin kar kokusunu da özledim

Hiçbir an’ını tanımlamaya kalkmadan
Kısacık ömürler biçiyoruz kendimize
Sonra yolculuklara çıkıyoruz, bir kentten
Ötekine giderken özlüyoruz bir başkasını

Özlediğimiz birileri olmalı diyordun
Yanındayken bile özlediğimiz birileri
Öyleyse kalkıp Ati’ye gitmelisin, İstanbul’a
Belki hâlâ saklıyordur bir gülü kimbilir

Yaşandı mı o sıcak kış, yaşlandık mı
Aynalara bakmaya vakit bulamadık
Dönüp dönüp birbirimize bakmalardan
Yaşandı mı o sımsıcak kış, ne dersin

Ahmet Telli


Amatör Şairlerden

Bu Ne Güzel Kış Böyle

Tatlı bir bakış gibi,içten bir gülüş gibi
Son bir haykırış gibi, ne güzel bir kış böyle

İçinde gurbet saklı, aşklar var ki yasaklı
Karlar bence çok haklı, ne güzel bir kış böyle

Soğuklar ılık ılık, beyazda kararlılık
Dağlarda duyarlılık, ne güzel bir kış böyle

Ağaçlar karlar açar, serçeler eve kaçar
Doğa mutluluk saçar, ne güzel bir kış böyle

Ya kar yağar ya dolu, sevenler gözler yolu
Camlarda bekler kolu, ne güzel bir kış böyle

Gün kısa gece uzun, üşürmüş tatlı yüzün
Ne keder var ne hüzün, ne güzel bir kış böyle
Bahara selam söyle

Kışın sonu bahârdır, bahar vefalı yârdır
Yürek ısıtan hârdır, ne güzel bir kış böyle
Baharı sen müjdele.

Gelemem

Abla anlatayım ehvalim sana,
Kış bağladı yollarımı gelemem.
Allah’ı (cc) seversen darılma bana,
Kış bağladı yollarımı gelemem.

Diken mi oldum dostlarımın gözüne?
Nazar eyle bir insanın özüne,
Sen inanma şu ellerin sözüne,
Kış bağladı yollarımı gelemem.

Halay çekip eli ele vurmayı,
Eşle dostla hal hatırlar sormayı,
Çok istedim aranızda olmayı,
Kış bağladı yollarımı gelemem.

Ayrılıp dağıldık topluluk noldu?
Gürbüz’le Şengül’üm arzusun buldu,
Şu yüce dağlardan aşılmaz oldu,
Kış bağladı yollarımı gelemem.

Efkar bastı göz yaşlarım silerim,
Kusur bende sizden özür dilerim,
Ömür boyu mutluluklar dilerim,
Kış bağladı yollarımı gelemem.

Emektar petekte balda acısın,
Beytullah’ı tavaf eden hacısın,
İnan abla sen başımın tacısın,
Kış bağladı yollarımı gelemem.

Kara Kış’a

Sarılmam boşuna açsanda kucak,
Sen yoksulu severmisin kara kış.
Ayazların nice canlar yakacak,
Ciğerini gever misin kara kış.

Kızma sözlerime dinle bir kere,
Oturdun mu sen hiç soğuk mindere,
Uludağda sarılırsın kürklere,
Sen zengini döver misin kara kış.

Sen de biliyorsun çok ağır şartın,
Acep geçer miki Şubat’ın, Mart’ın,
Hele bir de varsa kredi kartın,
Sen de faiz öder misin kara kış.

Dövizle borçlandım bozdum huzuru,
Durmadan artıyor doların kuru,
Alabora oldu umut vapuru,
Borç içinde yüzer misin kara kış.

Gözünü seveyim bana ilişme,
Yaklaşma yanıma girme düşüme,
İşte cüzdan hani var mı gelişme,
Sözlerime küser misin kara kış.

Varoşlara şer akıtın yüzünden,
Uludağda geçilmiyor nazından,
Hiç haberin var mı ekmekten, undan,
Biraz ılık geçer misin kara kış,
O zaman Memduh’dan alırsın alkış.

Kış Gelince Ben Ağlarım

Kış gelince
Ağaçlar üşür
Çiçekler solar
Ben ağlarım.

Kış gelince
Minicik serçeler
Soğuktan donarak ölür
Ben ağlarım.

Kış gelince
Fakirin saçağını deler
Kılıç gibi soğuk
Beşikte bebeleri
Zatürree eder
Ben ağlarım.

Kış gelince
Odun ateş pahasıdır
Kömür ise siyah altın
Garipler yanına bile yaklaşamaz
Odalarda Sibirya soğuğu hâkimdir
Ev halkının tek tesellisi
İncecik eski battanileridir
Ben ağlarım.

Kış gelince
Denizler donar
Martların feryadı
Yakar içimi
Ben ağlarım

Kış gelince
Sizinle üşürüm
Sizinle donarım
Eski battaniyeme sarılıp
Isınamam bir türlü
Ben ağlarım

Kış gelince
Yürekler donar

Bedenler ölür
Ben ağlarım

Mevsim Kış Oldu

Takvimden düşüyor bir yaprak daha,
Maziye dalarken mevsim kış oldu.
Kıymetli zamanı harcadım boşa,
Gözlerim dolarken mevsim kış oldu.

Saçlarıma yağdı dağların karı,
Kurumaz sanırdım gençlik pınarı,
Biçare beklerken ben sonbaharı,
Gül benzim solarken mevsim kış oldu.

Belirdi yüzümde derin çizgiler,
Dilime dolandı acı ezgiler,
Silinmez alnımdan kara yazgılar,
Kadere gülerken mevsim kış oldu.

Akıtsam ne çare gözümden yaşı,
Taşlara vursam da bu dertli başı,
Feleğin benimle bitmez savaşı,
Ömrümden çalarken mevsim kış oldu.

Bir Kış Sabahı Gel Geleceksen

Bir kış sabahı gel geleceksen
Gün yüzü görsün uykusuz gözlerim
Yüzüne dokunayım buz gibi ellerimle
Saçlarına
Kopsun kollarım sana sarılmaktan
Bir kış sabahı olsun olacaksa gelişin
Gökteki bulutlardan önce parçalansın dağılsın hüznüm
Nehirler sevinçten ağlasın
Şaşkınlıktan donup kalsın sarkan saçaklar
Buz gibi bir kış sabahı gel geleceksen
Menekşe gözlerin bahardan önce yetişsin bana
Tutunsam eteklerine
Sümbüle muhtaç etmesin beni saçların

Bir kış sabahı gel geleceksen
Günyüzü görsün uykusuz gözlerim
Beni uykusuz ve yarınsız bırktığın
Buz gibi bir kış sabahı olsun gelişlin
Şarkı söylerken serçeler
Dağıt ayazı gülüşünle
Bir kış sabahı gel geleceksen

Bir Kış Hatırlıyorum

bir kış hatırlıyorum;
yazdan hazırlandığı kışa yenik düşmemeye çalışan
ahşap, iki katlı evimizin bahçesi kar…
bir ses babannemin yorgun dudaklarından dökülen
bahçedeki tavukları uğurlayan hadi; kış, kış, kış
her taraf kar mevsim kış…
zaman; çocukluğun en tatlı demleri
dedenin yaptığı bir kızak,
titreyen,yorgun ellerin ördüğü bir kazak,
seven insanlar, sevilenlerin tümü sağ
herkesin bir olduğu günler şimidi çok uzak
sokak kar, mevsim kış.

Bir Kış Günüydü

Bir kış günüydü,seni durakta ilk gördüğüm an.
Daha önce böyle duygular hissetmemiştim inan.
Kar lapa,lapa yağarken elini tutmak istedim biran.
Kıyamet kopsa o an,hissetmezdim bakışlarından.

Bir kış günüydü,evlenmeye ilk adım attığımız an.
Nişan yüzüklerimiz takılmıştı,seni bana bağlayan.
İşte nikah memurunun karşısındayız,ağlamadan.
Mutlu bir yuvamız,çocuklarımız oldu anlayamadan.

Bir kış günüydü,hastalanıp hastaneye yattığın an.
Başucunda beklerken,gözlerimi kırpmadım biran.
Son nefesini verirken yine kar yağıyordu durmadan.
Bir kış günüydü,dayanamadım geliyorum ardından.

Kara Kış

Rüzgâr eser, deler açık sinemi
Fakire mi gücün yeter kara kış…
Kastın bana mıdır, ele güne mi?
Biraz insaf edip ver bi ara kış…

Fukara bulamaz odun, kömürü,
Bu yolda eritir, fani ömür’ü
Yok ki üstte, başta kürkü, samuru
Koyma bu milleti artık zora kış…

Kapıyı kapatsam, bacadan girer
Bir yorgan misali üstümü sarar
Önüne çıkandan fakiri sorar
Kimdedir bu akşam söyle sıra kış

Çocuklar üşüşür yatar köşede
Isıtmaz kanımı akça meşe de
Uğramaz hekimler gece düşe de
Dilerim düşersin sende nara kış

Gezinir durursun devri âlemi
Başımda dolaşan gün mü, hale mi?
Bitti Hüdai’nin yazmaz kalemi
Kaldı mı varmadık bir tek yöre kış

Mevsimlerden Kış

Mevsimlerden kış
Beyazlar en koyu renginde yine
Karartmakta gecemi gündüzümü,
Sevdalar kardelen misali,
Hercai ise karın altında kani.

Mevsimlerden kış.
Sıcak salep boğazımı yakmakta,
Nefesimse camı buğulamakta
sandalyeme baktım da,
Dişlerim gibi gıcırdamakta.

Mevsimlerden kış.
Senin gittiğin günün
Saydım tam 15. kışı
Sen gittin güzelim,
Ben yerimde, sevdan yerinde

Mevsimlerden kış.
Şömine ve şarabımız yerinde
Battaniye tek benim üzerimde…
Sen yoksun, tarihin önemi yok.
Ben ben miyim haberim yok.
Ha bu arada unutmadan,
Mevsimlerden kış.

Bir Kış Günü

Bir kış günü şimdi, kara kış kucağımda
Fırtınalar koptu, elektrik yok sokağımda
Umutlarımı kaybettim yar, senin uzağında
Gel de hüzünlerim, son bulsun gülüm

Bir kış günü şimdi, hastayım yatağımda
İlaçlarımı aldım, ateşim var yanağımda
Dermansız hastayım yar, senin uzağında
Gel de hüzünlerim, son bulsun gülüm

Bir kış günü şimdi, üşüyorum ocağımda
Sobam geçmiş, son kıvılcım kapağında
Hayallerimi yaktım, bir bir senin uzağında
Gel de hüzünlerim, son bulsun gülüm

Bir kış günü, yağmur damlası dudağımda
Çaresiz kaldım, ellerim şimdi şakağımda
Takadım kalmadı yar, senin uzağında
Gel de hüzünlerim, son bulsun gülüm.

Aleme Bahar Gelmiş

Aleme bahar gelmiş, Bende ise kış
Ağaçlarda çiçek açmış, Gönül hala kış

Her gülün kokusunu, Bilmez gönül dokusunu
Gönül bahar takısını, Takmaz hala kış

Aramazki gül çiçegi,Ötmüyor hiç böcegi
Bahar denen gerçeği, Bilmez hala kış

Bülbülü ötmez bağda, Sümbülü acmaz dağda
Gönlüm kışlık çağda, Çıkmaz hala kış

Sarı lalem olmadı, Güller açıp gülmedi
Bahar bize gelmedi, Üşür hala kış

Bülbül susmuş ötmüyor, Kış çilesi bitmiyor
Gönülden kış gitmiyor, Donar hala kış

Hevesim yok bahara, Gönlüm çöl buhara
Yanan nara hara, Hasret hala kış

Bahar nerdesin gel, Yetmedimi gülünü sal
Esersin kuru yel, Ruzgar hala kış

Güneşin gülün nerde, Arıyla balın nerde
Çalıyla dalın nerde Açmaz hala kış

Yaşarîm ağla kışa, Çektiklerin gitmez boşa
Aşkındandır gelen başa, Sevdan hala kış


Bu yazımızda, kış şiirlerini sizler için yazmaya çalıştık. Sizin de çok beğendiğiniz ve burada olmayan kış konulu şiirleriniz varsa yorum bölümünden yazabilirsiniz.

Bu makale faydalı oldu mu?
EvetHayır
Reklamlar

Bu Yazıyı Paylaş

Yorumlar

“Kış şiirleri” için 6 yanıt

  1. berkayxxxxx 1232

    malaklılar ben güzel söz aradım mal gibi site

  2. öğrencmail

    ben kısa şiir aramıştım

  3. Dj L€gens

    Gerizekalılar bunlar nasıl şiir ne uyak düzeni var ne birşey…

  4. beyza

    hiiiiiçççç beğenmedim mal gibi olmuş yalançılarrrr

  5. meltem

    güzel beğendim şiirleri teşekkür ederim

  6. meltem

    güzel şiirtleri beğendim teşekkür ederim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir