Aç Kalmadan Zayıflamanın 12 Altın Kuralı

Reklamlar

Aç Kalmadan Zayıflamanın 12 Altın Kuralı – Aç kalmadan zayıflamak mümkünmü. Bu yazıya göre aç kalmadan da zayıflayabilirsiniz. Buyrun;

“Aç kalmadan, yiyerek zayıflayabilmek ve sağlığı kaybetmemek mümkün mü?” diye düşünüyorsanız…

“Aç kalmadan, yiyerek zayıflayabilmek ve sağlığı kaybetmemek mümkün mü?” diye düşünüyorsanız, 12 altın kural ile kalıcı kilo kontrolünü sağlayabiliyor ve aşırı kiloya bağlı sağlık sorunları riskini azaltabiliyorsunuz.

Uzmanlar, düşük kalorili besinlerin tüketilmesi, ana öğünlerde tüketilen besin miktarının yarıya indirilmesi, yemeklerden önce 1-2 bardak su içilmesi, uzun süre mutfakta vakit geçirilmemesi ve sürekli yemekle ilgili planlar yapılmaması 12 altın kural arasında yer aldığını; bu şekilde sağlık kilo kontrolü elde edilebileceğini ifade ediyor.

Medicana International Ankara Hastanesinden uzman diyetisyen Müge Özturna, stres, yoğun çalışma temposuna bağlı beslenme düzeninde bozukluk, fast-food beslenme tarzı ve hareketsiz yaşam gibi birçok olumsuz faktörün etkisiyle her geçen gün artan obezitenin, sağlığı tehdit ettiğini söyledi.

Pekçok kişinin hem sağlıklı hem de güzel bir vücut yapısına sahip olabilmek için çeşitli diyetler yaptıklarını ve düzenli spor alışkanlığı kazanmaya çalıştıklarını belirten Özturna, kimi zaman zayıflayabilmek için kişilerin tamamen sağlıksız diyet programlarına girebildiğini ifade etti. Özturna, bu tür diyetlerin yarardan çok zararlı olduğunu ve insan metabolizmasını tamamen bozduğunu vurguladı.

Özturna, “Önemli olan diyetinizde her besin grubuna belirli miktarlarda yer vermeniz. İşin püf noktalarından biri de size uzun süre tokluk hissi veren besinleri tüketerek zayıflamanız veya formunuzu korumanızdır” diye konuştu. Bunları doğru bir şekilde gerçekleştirebilmek için kararlı olunması gerektiğini belirten Özturna, diyet yaparken 12 altın kurala dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Sürekli yemekle ilgili planlar yapılamamalı”

Özturna’nın verdiği bilgiye göre, alışverişte düşük kalorili, düşük glisemik indeksli olan besinlere öncelik verilmesi, küçük sepet kullanılması gerekiyor.

Ana öğünlerde tüketilen besin miktarının yarı yarıya azaltılması, bu besinler yerine salata ve sebze garnitürlerinin miktarının artırılması isteniyor.

Tüketilen besinlerin yağ miktarının azaltılması, salatalara ve yemeklere yağlı soslar, ketçap ve mayonez ilave etmek yerine kuru meyva, susam, sirke ve limon eklenilmesi öneriliyor.

Ara öğünlerin atlanmaması, ara öğünlerdeki besinlere salatalık, domates gibi söğüş tüketilebilecek sebzelerin ilave edilmesi daha doyurucu oluyor.

Fast-food tüketiminden kaçınılması, tüketilmesi halinde ketçap-mayonez gibi soslar yerine domates ve yeşillik ilave edilmesi isteniyor.

Gün boyunca bol su tüketilmesi, özellikle yemeklerden önce 1-2 su bardak içilmesine özen gösterilmesi gerekiyor.

Nerede olunursa olunsun beslenme programından çıkılmaması önem taşıyor.

Her zaman aynı besinlerin tüketilmemesi ve farklı besin gruplarının gün içinde tüketilmesine özen gösterilmesi vurgulanıyor.

Düzenli egzersiz yapılması isteniyor.

Yemek servisinin küçük tabaklarla yapılması ve tüketecek besinlerin göz önünde bulunduracak şekilde tabaklara konulması tavsiye ediliyor.

Uzun saatler boyunca mutfakta vakit geçirilmemesi isteniyor ve son olarak da sürekli yemekle ilgili planlar yapılmaması öneriliyor.

Milliyet

Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş