İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramı

Son güncelleme tarihi 18 Şubat 2009

Reklamlar

23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramımız hakkında genel bilgilere bu sayfamızda ulaşabileceksiniz. Bu sayfamızda 23 nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramının anlamı ve önemini size anlatmak istedik.Atatürkümüzün kurduğu 23 nisan çocuk bayramı tüm milletimizce kutlanmaktadır.Buyrun:

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıldönümü olan 23 Nisan’da kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal bayramı.

Bu bayram, Büyük Millet Meclisi’nin açılışı ile 23 Nisan 1920’de gerçekleşen ulusal egemenliğin simgesidir. 1935’e dek “Hakimiyet-i Milliye” adıyla kutlanan bayram, 27 Mayıs 1935’te “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olmuştur. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO’nun 1979’u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ni başlatarak, bayramı uluslararası düzeye taşımıştır.

Reklamlar
Reklamlar

İstanbul’un işgalinden üç gün sonra, Atatürk 19 Mart 1920 tarihinde bildiri yayımladı. Bildiride, “olağanüstü yetkiler taşıyan bir Meclisin Ankara’da toplanacağı, Meclis’e katılacak üyelerin nasıl seçilecekleri, seçilenlerin en geç onbeş gün içinde yapılması gereği, kesin ve kararlı ifadelerle yer alıyordu. Ayrıca, dağılan Meclis-i Mebusan’ın üyeleri de Ankara’daki Meclis’e katılabileceklerdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş temelleri Ankara’daki bu ilk tarihi binada atıldı. Birinci Meclis Binası, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yönetim yeri olarak pek çok tartışma ve millî kararlara sahne oldu: Bu yapı bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak, ilk yılların anılarını sergiliyor. İllerde seçilen temsilciler ve Meclis-i Mebusan’ın bir kısım üyeleri Ankara’ya geldiler.

Ankara’nın o günkü şartlarında Meclis’in toplanabileceği elverişli bir bina yok gibiydi. Sonunda, İkinci Meşrutiyet döneminde, İttihat ve Terakki Cemiyeti kulübü olarak yapılmış tek katlı bir bina uygun görüldü. Eksik kalmış yapı tamamlandı, okullardan toplanan ve halkın katkısıyla sağlanan eşyalarla donatıldı. Hazırlıklar tamamlanınca, Atatürk 21 Nisan’da yayınladığı ikinci bir bildir ile, Meclis’in 23 Nisan günü toplanacağını ve açılış töreninin nasıl yapılacağını duyurdu.

23 Nisan 1920 Cuma sabahı erken saatlerde, Ankara’da bulunan herkes Meclis Binası çevresinde toplandı. Halk, kendi kaderine sahip çıkmanın coşkusu içindeydi. Hacı Bayram Câmii’nde kılınan öğle namazından sonra, Meclis binası girişinde bir tören yapıldı. Saat 13.45’de, Ankara’ya gelebilen 115 milletvekili Meclis salonunda toplandı.

Parlamento geleneklerine göre, en yaşlı üye olan Sinop Milletvekili Şerif Bey (1845), Başkanlık kürsüsüne çıktı ve aşağıdaki konuşmayı yaparak Meclis’in ilk toplantısını açtı.

“Burada Bulunan Saygıdeğer İnsanlar, İstanbul’un geçici kaydiyle yabancı kuvvetler tarafından işgal olunduğu ve bütün temelleri ile halifelik makamının ve hükümet merkezinin bağımsızlığının yok edildiği hepimizce bilinmektedir. Bu duruma baş eğmek, milletimizin, teklif olunan yabancı köleliğini kabul etmesi demektir. Ancak tam bağımsızlık ile yaşamak için kesin olarak kararlı bulunan ve ezelden beri hür ve başına buyruk yaşamış olan milletimiz, kölelik durumunu son derece ve kesinlikle reddetmiş ve hemen vekillerini toplamaya başlıyarak Yüksek Meclisimizi meydana getirmiştir. Bu Yüksek Meclisin en yaşlı üyesi sıfatıyla ve Allah’ın yardımıyla milletimizin iç ve dış tam bağımsızlık içinde alın yazısının sorumluluğunu doğrudan doğruya yüklenip, kendi kendisini yönetmeye başladığını bütün dünyaya ilan ederek, Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum.”

Bu açış konuşmasında, millî egemenliğe dayalı yeni Türk parlamentosunun adı da “Büyük Millet Meclisi” olarak konulmuştu. Bu ad herkesçe benimsendi. Daha sonra Atatürk’ün tüm konuşmalarında yer aldığı şekliyle ve ilk kez 8 Şubat 1921 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesinde de yazılı olarak, “Türkiye Büyük Millet Meclisi” (TBMM) adı kalıcılık kazandı.

TBMM, 24 Nisan 1920 günü yaptığı ikinci toplantısında Mustafa Kemal Paşa’yı (Atatürk), başkanlığa seçti. Mustafa Kemal Paşa, kendi öncülüğünde kurulan TBMM’nin başkanlığını Cumhurbaşkanı seçildiği gün olan 29 Ekim 1923 tarihine kadar sürdürdü. TBMM, açılışından iki gün sonra, sadece yasama değil, yürütme gücüne de sahip olacak hukukî ve siyasî yapısını düzenleme çalışmalarına başladı.

Bu düzenlemeler, TBMM’nin tam bir “güçler birliği” ilkesini benimsediğini göstermişti.

2 Mayıs 1920’de Bakanlar Kurulu’nun seçilmesi hakkındaki yasa çıkarıldı. 11 Bakandan oluşan “Meclis Hükümeti”, 5 Mayıs’da TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında ilk toplantısını yaptı. TBMM’nin açılışı ile birlikte, millî egemenliğe dayalı yeni Türk Devleti doğmuş oluyordu. Birinci TBMM’nin iki temel hedefi, kesin zaferi kazanmak ve yeni devletin otoritesini güçlendirmek, kalıcılığını gerçekleştirmekti. Öncelikle, ülke topraklarının yabancı işgalinden kurtarılması gerekiyordu.

3 Aralık 1920’de Ermenistan Cumhuriyeti ile imzalanan Gümrü Barış Antlaşması, TBMM’nin yaptığı ilk uluslararası andlaşmaydı. Böylece Doğu Cephesi kapandı. 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması ile Rusya, yeni Türk Devletini ve Misak-ı Millî ilkelerini tanıdı. 6-11 Ocak 1921’de Birinci İnönü, 23-31 Mart 1921’de İkinci İnönü ve 13 Eylül 1921’de Sakarya Muharebesi sonucunda, 20 Ekim 1921’de imzalanan Ankara Antlaşması ile Fransızlar savaştan çekildi. Aynı yılın sonunda İtalyanlar da TBMM hükümetiyle işbirliğine giriştiler. 1922 yılında, Yunanistan ve İngiltere dışında, TBMM, tüm ülkelerle iyi ilişkiler içindeydi. TBMM Orduları, 26 Ağustos 1922’de Büyük Zaferi kazandılar. 9 Eylül’de İzmir kurtarıldı.

18 Eylül’de ise Anadolu’da hiçbir yabancı askerî güç kalmamıştı. Yeni Türk Devleti’nin bu başarıları karşısında İngiltere de dahil olmak üzere İtilaf Devletleri ile 11 Ekim 1922’de Mudanya Mütarekesi imzalandı. Doğu Trakya kurtuldu. İtilaf Devletleri, 27 Ekim’de Lozan’da barış görüşmelerinin yapılmasını kararlaştırdılar. Uzun süren görüşmeler sonunda 24 Temmuz 1923’de imzalanan Lozan Barış Antlaşması 24 Ağustos 1923’te TBMM’de onaylandı. Yeni Türk Devleti, böylelikle askerî, siyasî ve ekonomik özgürlüğüne kavuştu.

23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi’nin açılış günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bütün Dünya çocukları birlikte kutlarlar.

Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde egemenlik padişaha aitti. Bu sırada I. Dünya Savaşı başladı. Savaş dört yıl sürdü. Osmanlı İmparatorluğu’nun de saflarına katılmış olduğu İttifak Devletleri savaşta yenildi. Savaş kurallarına göre Osmanlı İmparatorluğu da yenil­miş sayıldı. Bütün ülke İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak için İstanbul’dan Samsun’a 19 Mayıs 1919 günü geldi. Samsun’dan Amasya’ya, oradan Erzurum’a ve Sivas’a gitti. Sivas ve Erzurum’da kongreler topladı. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inanıyordu. Bu inançla “Ulusu yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir.” ilkesini öne sürdü. Yurdun dört bir yanından seçilip gelen temsilciler – günümüzün milletvekilleri – Ankara’da 23 Nisan 1920 günü toplandılar.

İlk Büyük Millet Meclisi’nin toplandığı yapı Ankara’da Ulus Meydanı’ndan istasyona giden caddenin başındadır. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olan bu yapı tek katlıdır. O yıllarda Türkiye yokluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu sıralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambası ile aydınlanıyor, soba ile ısınıyordu. Top seslerinin Ankara’da duyul­duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı. Ulusal Kurtuluş Savaşıyla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Türk Bayrağı

Devletlerin, milletlerin ulusların halkının sembolü olarak tarif eden değerdir.Birlik ve beraberliğini temsil eden her zaman önemli kutsal manalar ve değerler taşımıştır.Hiç bir bayrağın şekil ve renkleri rastgele meydana gelmemiştir.Türk bayrağı ülke ve milletimizin varlığı ve bağımsızlığını temsil eder.Türk bayrağının üzerinde ki al renk şehitlerimizin kanını üzerinde ki Hilal ve Yıldız ise bir efsaneye göre cephede şehit olan askerlerin kanının biriktimi üzerine gökyüzünde ki Hilal ve yıldızın yansımasından türk bayrağının oluştuğu yönündedir. Mithat Cemal Kuntay ” Bayrakları bayrak yapan üstünde ki kandır.Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.” dizesinde ki bu satırlar Türk bayrağının tarihine hitaben yazılmıştır.Türk bayrağı tarihinde bir çok zafere tanıklık etmiş ve bir çok zaferde ellerde taşınmış kutsal değerdir.Bayrak üzerine günümüze kadar süregelen bir çok şiir, bir çok anı yazılmıştır.Tarih boyunca bayrak uğruna savaşıdı binlerce şehit verildi Mehmet Akif Ersoy’un “Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor; Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor” dizesinde ki bu satırlar en güzel anlatımlı Türk bayrağı örneğidir..

Not:Buraya kadarki yazılar wikipedia sitesinden alınmıştır.

Aşağıdan 23 nisan ulusal egemenlik çocuk bayramı için yazılmış şiirlere ulaşabileceksiniz.

  • 23 nisan şiiri
  • Bugün 23 nisan şiiri
  • 23 nisan için şiir
  • Vatan tehlikedeydi şiiri
  • 23 nisana özel şiir
  • Çocuk bayramı şiiri
  • Bizim bayramımız şiiri
  • 23 nisan günü şiiri
  • 23 nisan söyledi şiiri
  • Atatürk çocuk olmuş şiiri
  • Atatürkten hediye şiiri
  • Bana onu anlatın şiiri
  • Benim bayramım şiiri
  • Bugün bizim günümüz
  • Çocuğum hiç sordun mu
  • Çocuk şiiri
  • Çocuk nazlı bir çiçek
  • Çocuk resimleri şiiri
  • Çocuklar ağlamasın
  • Çocuklar kardeş oldumu
  • Çocukların dileği
  • Dünya çocuk bayramı
  • Egemenliğin tadı
  • Egemenlik bayramı
  • Egemenlik ulusundur
  • Hoş geldin 23 nisan
  • Türk çocuğu diyorki
  • Reklamlar

    Bu Yazıyı Facebook Twitter Sayfanda Paylaş

    7 Yorum

    1. Nazlı 21 Nisan 2011

      23 NİSAN

      Bugün bizim günümüz
      En büyük düğünümüz
      Yaşa sen 23 Nisan
      Yayıldı bak ünümüz.

      Atatürk bize verdi
      Kutlayın,koruyun dedi
      Yurduma değen eli
      Yiğitçe yere serdi.

      Yüreğimde ki sevinç
      Yansıdı bak bayrağa
      Kalktık bak gidiyoruz
      Atatürk’le atağa

      Sevinç, coş bugün senin
      Bayrak salla Dünyaya
      Özgürce yaşamak hakkın
      Gelen, 23 Nisanla..

      Nazlı Özdinçer

    2. warez 19 Nisan 2011

      bennnn hıçhıç sevmıyorum

    3. dilan 19 Nisan 2011

      sevda terbiyeaiz sensin bi kere ATATÜRK e hiç bi şekilde küfür edemezsin terbiyesiz olan sensin ayrıca Atatürk Kuran-ı Kerim i de yırtmadı götünüzden bişiler uydurmayın !!! bu arada sözler süpeeerr !! 😉

    4. sevda 30 Mart 2011

      atatürkü hhiiiiiiiiic sevmiyom cünkü k.kerim’i yırtı terbiyesiz atatürk

    5. menis 20 Nisan 2009

      gayet güzel ödevime yardımcı oldu tşkker ama atatürkün 23 nisan le ilgili sözleri olsa daha iyi olurdu

    6. menis 20 Nisan 2009

      gayet güzel ödevime yardımcı oldu tşkker ama atatürkün 23 nisan le ilgili sözleri olsa dha iyi olurdu

    7. Kenan 11 Nisan 2009

      Çok tşk ederim ödevlerimde bayağ yardımcı oldu.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Mission News Theme by Compete Themes.