Hegel sözleri
Tuğbam » Güzel Sözler » Hegel Sözleri

Hegel Sözleri


Bu yazı

tarafından yazılmıştır.

Son güncellenme tarihi:

Hegel sözleri sayfasında, Georg Wilhelm Friedrich Hegel’in çeşitli konularla ilgili en güzel alıntılarını ve kısa sözlerini okuyacaksınız. İşte Hegel’in ünlü sözleri.

Dünyada tutkulu olmaksızın başarılmış hiçbir büyük şey yoktur.

Her aklî olan gerçektir, her gerçek olan aklîdir.

Tarihten aldığımız ders, tarihten ders almadığımızdır.

Gerçek olan akılsaldır, akılsal olan gerçektir.

İnsan bütün varlığını devlete borçludur.

Felsefe objelerin düşünce ile görülmesidir.

İstediğiniz aşksa köle olmak zorundasınız. Eğer özgürlükse ölmeniz gerekir.

Zordur insanın ne istediğini bilmesi.

Derin bir anlama sahip olan, tam da bundan dolayı işe yaramaz.

Dünya tarihi, özgürlük bilinçliğinin gelişmesinden başka bir şey değildir.

Önümüzde duran tarih düşüncenin kendini bulma tarihidir.

Devlet edimsel olarak Din’den doğmuştur.

Düşünmek için durmak gerekir.

Tarihin hareketini oluşturan fikirlerin diyalektiğidir.

Sınırlamaların farkında olmak, şimdiden onların ötesinde olmaktır.

Bir insanın sana neler verebileceği değil, senin için nelerden vazgeçeceği önemlidir.

Varlık, ancak yokluk kadar vardır.

Hayat, yalnızca değerli bir amaca hizmet ettiği sürece kıymetlidir.

Bilim ve bilgi, özellikle de felsefe Araplar sayesinde Batı’ya ulaştı.

Yalnızca hayvanlar gerçekten suçsuzdur.

İnsanlar, kendilerinden ne istediğini bilmedikleri her devletin parçasıdırlar.

Gerçek, ne tezde ne de antitezdedir; ancak ikisini uzlaştıran yeni bir sentezdedir.

İnsan yasaya, dine ve ahlaka sahip tek varlıktır.

Çalışmak dünyayı mahvetmek ya da lanetlemektir.

Yalnız ötesine geçtiğimiz sürece sınırları hissederiz.

Yaşamın güçsüzlüğü başlangıçla sonucun birbirinden kopmasında belli eder kendini.

Eğitim, insanı ahlaklı yapabilme ve eski Adem’i yeni bir Adem’e dönüştürme sanatıdır.

Zekasını beğendiğin birinin görüntüsünü merak etme. Zekasını kullanmayan birinin ise görüntüsünden etkilenme.

Cahil insan özgür değildir, çünkü onunla yüzleşen yabancı bir dünyadır.

Tanrı, her zaman, içine tüm çelişkilerin aktığı bir kanalizasyon sistemini andırmıştır.

Mantık en zor bilimdir, çünkü sezgiler ile ilgilenmez. Geometri gibi soyut duyusal tasarımları ele alır.

Gerçekten de insanın dini varsa bu hayvan olduğu için değil düşünen varlık olduğu içindir.

Tarihten öğrendiğimiz şey, insanın tarihten hiçbir ders alamıyor olduğudur.

Yunanlılar, tıpkı Romalılar gibi, kendilerini bir coluviudan, deği­şik ulusların bir bileşiminden geliştirdiler.

Düşünce evrenin ilkesidir. Evrenin özü düşünce olarak belirlenecektir.

Evrendeki her şey yalnızca doğa yasalarına göre olur.

Eğitimsiz yığınların özgürlüğü yoksulluk ve iç sıkıntısı olur.

Demokratik Anayasalar yalnızca küçük devletlerde birer kent ölçeğini çok aşmayan devletlerde olanaklıdır.

Son; ötekileşerek kendine varan başlangıçtır yalnızca.

Devlet yöneticileri tarihten asla ders almamışlardır veya tarihten çıkardıkları ilkeler doğrultusunda hareket etmemişlerdir.

Dünyanın sonu gelmeden tarihin sonu gelecektir. Tarihin sonu gelmeden ise sanatın sonu gelecektir.

Zekasını beğendiğin birinin görüntüsünü merak etme. Zekasını kullanmayan birinin ise görüntüsünden etkilenme.

Sonsuzluğa uzanan her fikir kendi tezatına dönüşür.

Dünyadaki büyük işlerin hiçbiri tutku olmadan gerçekleşmemiştir.

Dünya’nın en mutlu insanları, sevdikleri ile beraber yaşını alanlardır.

Bilginin amacı bize karşıt duran nesnel dünyanın tuhaflığını kaldırmak ve deyim yerindeyse, kendimizi bu dünyada evimizde hissetmemizdir.

Kopan bir ipe düğüm attığınızda ipin en sağlam yeri, o düğüm olur. Ama ipe her dokunuşunuzda canınızı acıtan yer o düğümdür.

Dindar efendilerinin dinsel çığlıkları arasında boğuluyor. Dinin ve köle ticaretinin dirilişi el ele yürür.

Zamanın bitiminden önce Tarihin sonu olacaktır. Tarihin bitiminden önce Sanatın sonu olacaktır.

Tanrı, çocuklarında dar yürekler ya da boş kafalar istemez; tersine, tinleri kendi için yoksul ama onun bilgisinde varsıl olanları ve tüm değeri tanrının bu bilgisinde görenleri ister.

Bir ulus şiddete dayalı ölümle ancak kendi içinde doğal olarak ölmüşse ölebilir.

Tarih aslında, insanlığın “suçlarının, çılgınlıklarının ve felaketlerinin” kaydından pek fazla bir şey değildir; ama tecrübenin bize öğrettiği odur ki, halklar ve devletler tarihten asla bir şey öğrenmemişlerdir.

Sabırsızlık imkânsızı arar, oraya varmadan da hedefe ulaşmak ister. Amaca giden yolculuğun uzunluğuna katlanılmalıdır, çünkü onun her ânı gereklidir.

İnsan eğer düşünmüyorsa özgür değildir, çünkü o zaman, bir başkasına göre davranır.

Korkunç olan, insanların kendilerine ve başkalarına yalan söylemeyi ve aldatmayı istemeleridir.

Düşüncenin tek doğru ve en yüksek olduğunu anlamayan kimse, felsefi düşünüşü asla yargılanamaz.

En vefalı dostumuz gölgemizdir bilirsiniz. Ama unutmayın ki; o da yoldaşlık etmek için güneşli havayı bekler.

Kendilerine nasıl yaşayacaklarını buyuracak mutlak ahlak kuralları isteyenlerin asıl istedikleri şey, karaktersizliğe bahanedir.

Din zamanımızın gücü değil, güçsüzlüğüdür. Tanrıyı kendilerine kılavuz yapanlar boş bir gururu tatmin edecek hale gelmişlerdir.

Her şeyi öldürebilirim, her şeyi soyutlayabilirim. Böylece bu inatçılık aşılmazdır ve onunla her şey aşılabilir. Fakat aşılması gereken en yüksek şey, tam da bu özgürlük, bu ölümün kendisi olmalıydı.

Salt iyilik, doğanın gücü karşısında pek az şey başarabilir.

Tanrı, insan ve madde diye ayırım yapmak anlamsızdır. Evrensel cevher, saf bilinç olan ruhtur. Düşünce basamaklarını kateden insan sonunda kendisine döner. Gerçek ruhun kendisi olduğunu keşfeder. Aslında insan tanrı; tanrı da insandır.

Bu makale faydalı oldu mu?
EvetHayır
Reklamlar

Bu Yazıyı Paylaş

Yorumlar

“Hegel Sözleri” için bir yanıt

  1. duygu

    En vefakar dosyumuz gölgemizdir bilirsiniz.Ama unutmayınki;O da yoldaşlık etmek için güneşli havayı bekler!!!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir