İçindekiler
- Anadolu Toprağı – Orhan Seyfi Orhon
- Davet – Nazım Hikmet
- Anadolu Sevgisi – Abdurrahim Karakoç
- Memleket İsterim – Cahit Sıtkı Tarancı
- Anadolu – Mehmet Faruk Gürtunca
- Anadolu – İ. Hakkı Talas
- Anadolu – Tahsin Bilengil
- Bizim Memleket – Faruk Nafiz Çamlıbel
- Anadolu’m Yine Sana Susadım – Behçet Kemal Çağlar
- Yörük Hasreti – Ahmet Kutsi Tecer
- Ilgaz – Zeki Ömer Defne
- Anadolu’nun Namlusunda Son Kurşun – Ceyhun Atuf Kansu
- Bir Yolcuya – Necmettin Halil Onan
- Vasiyet – Nazım Hikmet
- Anadolu Havaları – Özdemir Asaf
- Adım Adım Anadolu – Behçet Kemal Çağlar
Anadolu şiirleri konusunu hemen keşfedin. Amatör ve ünlü şairlerden Anadolu ile ilgili Tugbam’daki en iyi şiirleri şimdi okuyun ve yeni fikirler için ilham alın.
Anadolu Toprağı – Orhan Seyfi Orhon
Senelerce sana hasret taşıyan
Bir gönülle kollarına atılsam.
Ben de, bir gün, kucağında yaşayan
Bahtiyarlar arasına katılsam.
Bu bakımsız, en kuytu bir bucağın
Bence İrem Bağı gibi güzeldir.
Bir yıkılmış evin, harâb ocağın,
Şu heybetli saraylara bedeldir.
Kadîr Mevlam, eğer senden uzakta
Bana takdir eylemişse ölümü;
Rahat etmem bu yabancı toprakta,
Cennette de avutamam gönlümü.
Anladım ki: Sevda, gençlik,şeref, şan…
Asılsızmış şu yalancı dünyada.
Hasretinle yâd ellerde dolaşan
Hızr’ı bulsa yine ermez murâda.
Yalnız senin tatlı esen havanda
Kendi milli gururumu sezerim.
Yalnız senin dağında, ya ovanda
Başım gökte, alnım açık gezerim.
Hürüm derim, eskisinden daha hür,
Zincirinle bağlansa da ayağım.
Şimdikinden daha ferah görünür,
Zindanında olsa bile durağım.
Bir gün olup kucağına ulaşsam,
Gözlerimden döksem sevinç yaşını.
Sancağının gölgesinde dolaşsam,
Öpsem, öpsem toprağını taşını!
Orhan Seyfi Orhon
Daha fazla seçenek için Ömer Bedrettin Uşaklı: Anadolu Hasreti şiiri arşivimize veya Uğur Işılak: Anadolu Doluyum şiiri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Davet – Nazım Hikmet
Dörtnala gelip Uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim….
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim…
Nazım Hikmet
Anadolu Sevgisi – Abdurrahim Karakoç
Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,
Hele boz dumanlar çekilsin de gör.
Her haftası bayram, her günü düğün,
Hele yaylalara çıkılsın da gör.
Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;
Kağnılar yollarda, yoncalar dizde…
Saydıklarım damla değil denizde,
Hele bir ekinler ekilsin de gör.
Görmedin sen bizim mavi suları,
Karlar eriyince kırar yuları…
Köpük olur beyaz, sel olur sarı;
Hele taştan taşa dökülsün de gör.
Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,
Yolları toz, çamur, evleri kerpiç.
O kirli kabukta, o en temiz iç;
Hele bir yakından bakılsın da gör.
Anlamaz, bilmezsin sen bizim halkı,
Sevgiyi bulasın, yakına gel ki…
Kalıplar gerçeği göstermez belki
Gönül perdeleri sökülsün de gör.
Abdurrahim Karakoç
Daha fazla seçenek için Günay Tulun: Anadolu Uygarlıkları şiiri arşivimize veya Halit Fahri Ozansoy: Anadolu Akşamı şiiri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Memleket İsterim – Cahit Sıtkı Tarancı
Memleket isterim,
Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun,
Kuşların çiçeklerin diyarı olsun.
Memleket isterim;
Ne başta dert ne gönülde hasret olsun,
Kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
Memleket isterim;
Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun,
Kış günü herkesin evi barkı olsun.
Memleket isterim;
Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun,
Olursa bir şikayet, ölümden olsun.
Cahit Sıtkı Tarancı
Anadolu – Mehmet Faruk Gürtunca
Sen ne güzel bulursun,
Gezsen Anadolu’yu.
Dertlerden kurtulursun,
Gezsen Anadolu’yu.
Billûr ırmakları var,
Buzdan kaynakları var,
Ne hoş toprakları var,
Gezsen Anadolu’yu.
Gülerken çocuk kızlar,
Güler sanki yıldızlar,
Ne kalbin, gönlün sızlar
Gezsen Anadolu’yu!..
Derde şifa bulursun,
Halkta vefa bulursun,
Kim der, cefa bulursun,
Gezsen Anadolu’yu.
Kırlanda koştur at, At,
ruhunu, savur, at…
Ruhun da açar kanat,
Gezsen Anadolu’yu.
Dağdan serin yel eser,
Soğuk suları kevser,
Güzelliği şaheser,
Gezsen Anadolu’yu.
Ne eşsiz yerleri var
Beldeler diyarı var,
Bin Bursa İzmir’i var,
Gezsen Anadolu’yu.
Bir ağaç kabuğundan,
İçince bir tas ayran,
Erir, varsa her yaran,
Gezsen Anadolu’yu.
Hanlar, köprülerden aş,
İllerden ile dolaş,
Yumuşak gelir her taş,
Gezsen Anadolu’yu.
Orda bahar başkadır,
Kışlar, yazlar başkadır,
Ah, bu diyar başkadır,
Gezsen Anadolu’yu.
Mehmet Faruk Gürtunca
Anadolu – İ. Hakkı Talas
Cennet gibi her köşesi, her yanı,
Anadolu varlığımsın, anamsın,
Çok dolaştım, çok yayladım yaylanı,
Anadolu varlığımsın, anamsın
Susuzluğun suyun için çekilir, ,
Kıraçlara bostanların ekilir,
Köy, kasabadan yamaçlara dikilir,
Anadolu varlığımsın, anamsın.
Yaya kalsam, yollarında yürüsem,
Kar, buz olsam dağlarında ensem,
Aylarımı, yıllarımı senin için sürüsem,
Anadolu varlığımsın, anamsın!..
Acı çektim dertlerine alıştım,
Meşakkati senin ile bölüştüm,
Ne verdiysen yedim, doymadım, geliştim,
Anadolu varlığımsın, anamsın!..
Toprağında emellerim yatıyor,
Milletimin nabzı sende atıyor,
Güneşlerim sende doğup batıyor,
Anadolu varlığımsın, anamsın!..
İ. Hakkı TALAS
Daha fazla seçenek için Mehmet Emin Yurdakul: Anadolu şiiri arşivimize veya Abdurrahim Karakoç: Anadolu’da Bahar şiiri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Anadolu – Tahsin Bilengil
Helâl olsun sana bu kan,
Helâl olsun sana bu can.
Ey, Ata’ma kucak açan,
Anadolu, şirin vatan.
Dağın, toprağın başkadır,
Otun, yaprağın başkadır.
Yazın başka, güzün başka,
Gelin gibi yüzün başka.
Köyün, kentin ayrı güzel,
Kırlarını güller bezer.
Çeşit çeşit ağaçların,
Çiçek kokan yamaçların,
Eşi dünyada bulunmaz,
Seni sevmeyen Türk olmaz.
Tahsin Bilengil
Bizim Memleket – Faruk Nafiz Çamlıbel
İçimden tanırım ben o illeri
Onlar ki zahirde viran olurlar
Ardıçlı dağları çamlı belleri
Aşanlar Şirin’e hayran olurlar
Dökülür köpüklü sular yarından
Baharlar yaratır kışın karında
İçenler sihirli pınarlarında
Şöyle bir silkinir ceylan olurlar
Başı boş kırlara salar tayını
Elinden düşürmez okla yayını
Aklına getirmez zafer payını
Memleket yolunda kurban olurlar
Faruk Nafiz Çamlıbel
Anadolu’m Yine Sana Susadım – Behçet Kemal Çağlar
Çorak topraklara döndüm bu bahar;
Beni kandıracak kaynak sende var.
Başım susuz, gönlüm susuz, ben susuz,
Sevdiğime «Bir içim su» diyorlar!
Yeşil Bursam! bağrında bir barınsam;
Esinine, ipeğine sarınsam;
Kırk pınarın beş kez omuzlarımdan
Dökülse de serinlesem arınsam.
Yanık gönlüm, al gülünün delisi:
Gel altıma, Isparta’nın halısı!
Yeşil “Südre” içebilsem suyundan
Testi dolusu; yok, gönül dolusu..
Ne yapsam boşuna, denedim bunca:
Yüreğin yangını başa vurunca
Ne su söndürüyor ne şarap artık,
Antalyam! kavuştur beni turunca.
Baş dağının başı duman, Kayseri!
Bünyan’a gidecek zaman, Kayseri!
Ya sen gönder ya ben gelip alayım:
Alnıma buzundan, aman Kayseri!
Yaylanın güneşi düşmüş kanıma,
Özlemi tak etti yine canıma;
Mercansuyu tüter oldu gözümde,
Yolum düşmez oldu Erzincan’ıma,
Su ne yapsın Cem bezmi’nden kalığa?
Denizlerde günler sürmüş balığa
Dere mere, ırmak mırmak ne yapsın?
Gösterin: nereden yol Ayvalığa!
Yitirdim burada ben sağı-solu,
Meram bağı vardır muradlar dolu;
Yeter ölü ışık, nerede güneş
Konya’dan geçermiş Tebriz’in yolu.
Köprü yıkık, geçemedim Murat’tan;
Aman ya Seyhan’dan ya da Fırat’tan
Akıtın ağzıma bir damlacık su:
Düştüm “Sevda” denen azgın kır attan!
Behçet Kemal Çağlar
Daha fazla seçenek için Rıza Tevfik Bölükbaşı: Anadolu şiiri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Yörük Hasreti – Ahmet Kutsi Tecer
Güneyde bir avuç toprağım,
Bir evim, kışlağım olaydı,
Baharda göçseydi otağım,
Toros’ta yaylağım olaydı.
Onulmaz içimde bu yara,
Şehirler dumandan kara,
Çıkaydım dağlara dağlara.
Bulutlar çardağım olaydı
Pınar obamızın nennisi,
Çimen yatakların en iy’si
Elimde her gün yenisi,
Güneşler bayrağım olaydı.
Nolurdu göçseydi otağım,
Çukurda olsaydı kışlağım,
N’olurdu Toros’ta yaylağım,
Güneyde toprağım olaydı.
Ahmet Kutsi Tecer
Ilgaz – Zeki Ömer Defne
Yıldızlar çamlara değer de geçer,
Gün burdan başını eğer de geçer.
Sular dizlerini döğer de geçer.
Bir Ilgaz, er Ilgaz, yar Ilgaz! ..
Başında bir tavus tuğ gibi çamlar,
Yollara dizilmiş tığ gibi çamlar,
Karşıdan bir zümrüt çığ gibi çamlar.
Bir Ilgaz, er Ilgaz, yar Ilgaz! ..
Dalı var; göklere yeşil direktir,
Gölü var; dağlara düşmüş yürektir,
Yolu var; içinde yitsem gerektir.
Bir Ilgaz, er Ilgaz, yar Ilgaz!
Zeki Ömer Defne
Anadolu’nun Namlusunda Son Kurşun – Ceyhun Atuf Kansu
Çal borazancı başı çal borazanı
Kafkasya’dan Galiçya’dan Yemen’den
Toplansınlar ne yiğitler kalmışsa.
Topla birbirine çat Osman Çavuş
Kurtarılmış yenik, yılgın cephelerden
Kaçırılmış ne tüfekler kalmışsa.
Çağır gelmeye hazır kumandan bey
Gençlikleri toz duman hey, ateş barut
Gelsinler ne zabitler kalmışsa.
Son tüfekleri yurdumun geride yok
Son askerleri yurdumun geride yok
Son zabitleri yurdumun geri de yok
Son erkekleri yurdumun geride yok
Bir yol daha akmaya hazır
Son kanı Anadolu’nun geride yok
Çal borazancı başı çal borazanı
Dokunuyor talimgâhta bana bu sabah
Yorgun gözlerine bakıyorum da askerlerin
Uyumak istiyorlar… dinlenmek istiyorlar
Kadınlarını istiyorlar, çocuklarını
Çöküp yer sofrasına bazlama yemek istiyorlar.
Son tüfekleri yurdumun, dinlenmeden
Dağdan düze inmiş eşkiya tüfekleri
Uslanmış namus sözü vermiş
Ve Sürmeneli kayıkçıların kaçırdığı
Ilgaz Dağlarında kar tutmuş tüfekler
Söylemek istiyorlar son sözlerini.
Filinta teğmenler, babacan yüzbaşılar
Çocukları uzaklarda doğmuş büyümüş
Kadınlarının gözleri kapılarda
Yorgun, bıyıklı binbaşılar.
Trablusgarp derken Balkan Savaşı,
Son siperleri açılmış Ankara’da.
Son erkekleri hasatsız köylerin
Bıyığı yeni terlemiş delikanlılar
Yaşlı askerler, çakmak tüfekli çeteciler
Solgun bayrağında kışla direğinin
Bir yaz rüzgârı esiyor ılık
Verilebilecek son kan damlasından.
Çal borazancı başı çal borazanı
Toplansın son erkekleri yurdumuzun.
………………………… Bu son kurşun!
Ceyhun Atuf Kansu
Daha fazla seçenek için Attilâ İlhan: Türkiye şiiri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Bir Yolcuya – Necmettin Halil Onan
Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bir tümsek, Anadolu’nda,
İstiklâl uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmed’in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed’in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanını kattığı yerdir.
Düşün ki, haşr olan kan, kemik, etin
Yaptığı bu tümsek, amansız, çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Necmettin Halil Onan
Vasiyet – Nazım Hikmet
Yoldaşlar, nasip olmazsa görmek o günü,
ölürsem kurtuluştan önce yani,
alıp götürün
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni.
Hasan beyin vurdurduğu
ırgat Osman yatsın bir yanımda
ve çavdarın dibinde toprağa çocuklayıp
kırkı çıkmadan ölen şehit Ayşe öbür yanımda.
Traktörlerle türküler geçsin altbaşından mezarlığın,
seher aydınlığında taze insan, yanık benzin kokusu,
tarlalar orta malı, kanallarda su,
ne kuraklık, ne candarma korkusu.
Biz bu türküleri elbette işitecek değiliz,
toprağın altında yatar upuzun,
çürür kara dallar gibi ölüler,
toprağın altında sağır, kör, dilsiz.
Ama bu türküleri söylemişim ben
daha onlar düzülmeden,
duymuşum yanık benzin kokusunu
traktörlerin resmi bile çizilmeden.
Benim sessiz komşulara gelince,
şehit Ayşe’yle ırgat Osman
çektiler büyük hasreti sağlıklarında
belki de farkında bile olmadan.
Yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
öyle gibi de görünüyor
Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani…
Nazım Hikmet
Anadolu Havaları – Özdemir Asaf
Şehirlerin şiirlerinde akşam
Köylerin akşamlarında şiir.
Şehirlerin caddelerindedir geceler..
Senin evlerindedir.
Yollarına dağlarına sinmiştir.
Yağmur gibi düşer bulutlardan.
Tarlalar geceler boyunca uyur.
Su sesi duyulur çukurlar yolunca
Buhar sesi raylar uzunluğunca
Sular ve trenler alır götürür
Sular ve trenler alır getirir.
Sabah olur güneş çağrılır
Evlerden, tarlalardan, minarelerden.
Dünyanın bütün hikmeti
Sorulur ekinlerden.
Şairleri, şarkıları, türküleri
Uzanır eski kalelerden içeri.
Sevgi bu durur mu gezmeden memleketi.
Rüzgârlar alır getirir
Rüzgârlar alır götürür.
Özdemir Asaf
Adım Adım Anadolu – Behçet Kemal Çağlar
Geçmedim durmıyan ekspresle
Değildim açıktan kıvrılan yatta
Gezdim karış karış şevkle, hevesle
Bazı boz yaylıda, bazı al atta.
Halı orta yayla, sedir Erzurum
Bahçemdir Alanya, Van, Mersin, Bodrum
Fıskiyem Manavgat, Gırnavuk, Tortum
Çok yıkandım Meriç, Seyhan, Fıratta.
Oldu kaç pınara avuçlarım tas
Ne başımda humma, ne içimde pas
Alnıma değdi Kop, Süphan, Erciyas
Hararet söndürdüm ben Araratta.
Uşakta şevkimi kendim dokudum.
Bolu’da Yunus’u ezber okudum,
Antalya’da bülbül oldum şakıdım
Gönlüm ne kafeste, ne de kanatta.
Konyada gönlümü sürdüm ve ektim
Antepte zevkimi inbikten çektim
Yaylada Türkmendim, dağda zeybektim
Türk’ün birliğini tattım hayatta.
Bendedir etekte açan nergisler
Bendedir tepeyi kaplıyan sisler
Bendedir harmanda yanan göğüsler
Bendedir savrulan, kalan hasatta.
Gördüm şamanların torunlarını
Seyrettim halay ve horonlarını,
Ayine benzettim oyunlarını
Ben garbe pey sürmem artık mezatta.
Bir bitmeyen sızı, bir sonsuz tasa
Yapan halk, başkası toplayan parsa
Ey Tanrı bu halkın günahı varsa
Ver de yükleyim onu sıratta.
Yeşerir defnedir, kurur gül olur
Kızar kılıçlaşır, sever tül olur
Ah etse karşıki dağlar kül olur
Susar bozkır denen bir Arafatta.
Ey baş, yap gönlün ne isterse canı,
Murat dağı, Murat suyunu tanı
Yeri ister nehir, ister dağ yanı
Çağlar ikisinde birden, Muratda.
Behçet Kemal Çağlar
Daha fazla seçenek için Ahmed Arif: Anadolu şiiri arşivimize veya Orhan Seyfi Orhon: Anadolu Toprağı şiiri sayfamıza göz atabilirsiniz.
Bu yazımızda, Anadolu şiirlerini sizler için yazmaya çalıştık. Sizin de çok beğendiğiniz ve burada olmayan Anadolu ile ilgili şiirleriniz varsa yorum bölümünden yazabilirsiniz.

Heidelberg Ruprecht Karls üniversitesinden 2008 yılında mezun oldum. İngilizce, Almanca ve Türkçe bilmekteyim. Almanya’da ikamet ediyorum. Çeşitli sitelerde yazılar yazarak başladığım gazetecilik serüvenini serbest gazeteci olarak devam ettirmekteyim. Güzel sözler, şiirler ve çeşitli konularda 2008 yılından beri Tugbam.com sitesinde yazmaktayım.


Bir yanıt yazın